Kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması; hava kirliliğini % 74-94, su kirliliğini % 35, su kullanımını % 45 azaltabiliyor. Bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebiliyor. Gazete, dergi ve mecmualar, defterler, kitaplar, kataloglar, prospektüsler, kartonlar,

Sahibine/sahibesine haberi getiren Hani olur ya bazen; insan elindekinin kıymetini bilemez. Gözleri görmez, kulakları duymaz… Zarfın hikayesi de böyle işte. Sadece dikkatli bakışlar fark ediyor onu, buruşturmadan önce inceleyenler anlıyor değerini. Biraz daha dikkatli bakanlar çok daha farklı

Bilgisayarın, buna bağlı olarak da klavyelerin hayatımıza girmesiyle yavaş yavaş kenara itilen, üretimi neredeyse bitmek üzere olan daktilonun nasıl icat edildiğini merak ediyor musunuz? Tipograf adı verilen ve oldukça yavaş yazan ilk daktilo, 1829 yılında William Austin Burt tarafından

Basım sektöründe yaşanan tüm gelişmeleri ve teknolojik yenilikleri takip eden yatırımlarımıza bir yenisini daha ekledik. Makine parkurumuza dahil ettiğimiz Dijital Etiket Baskı Teknolojisi ile tüm acil etiket ihtiyaçlarınıza hızlı çözümler üretiyoruz. Dijital Etiket Baskı Teknolojimiz, baskıyı lazer kesimle birleştiriyor.

İskambil kağıtlarıyla oyun oynarken ya da fal bakarken üzerindeki desenlerin anlamını, bu anlamları kartlara kimlerin yüklediğini, kısacası iskambil kağıdının nasıl icat edildiğini merak ettiğiniz oldu mu hiç? Aslına bakarsanız, iskambil kağıtlarını kimin bulduğu bilinmiyor. Rivayete göre, kağıtlara ilk olarak

Yıllarca çalıştınız ve artık kendi işinizi kurmak istiyorsunuz. Ya da harika bir fikriniz var ve girişimci ruhunuzla bu harika fikri hayata geçirmek için sabırsızlanıyorsunuz. İlk adımlarınızı atarken kendinize sağlam bir yol haritası çizdiniz; ihtiyaçlarınızı belirlediniz, olası problemlerin listesini

Her insan hayatta bir iz bırakmak ister. Bunun en kolay yolu ise yazı yazmaktır. Unutmamanın ve düşüncelerini aktarmanın yollarını arayan insanoğlu, çok eski yıllardan bu yana hep yazma gereği hissetmiştir. Bu arayış, insanların yazmak için farklı yöntemler denemesine ve en

Kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması; hava kirliliğini % 74-94, su kirliliğini % 35, su kullanımını % 45 azaltabiliyor. Bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebiliyor. Gazete, dergi ve mecmualar, defterler, kitaplar, kataloglar, prospektüsler, kartonlar,

Japonya’dan dünyaya yayılan kağıt katlama sanatı Origami’yi duymayan yoktur. Ancak Origami bu kadar meşhur olmadan önce, Osmanlı topraklarında kağıttan sanat icra edildiğini biliyor musunuz? İran kökenli bir sanat olan Kat’ı yani kağıt oymacılığı sanatının ilk örneklerine 15. yüzyılda Timurlar

Japonya’dan dünyaya yayılan kağıt katlama sanatı Origami’yi duymayan yoktur. Ancak Origami bu kadar meşhur olmadan önce, Osmanlı topraklarında kağıttan sanat icra edildiğini biliyor musunuz? İran kökenli bir sanat olan Kat’ı yani kağıt oymacılığı sanatının ilk örneklerine 15. yüzyılda Timurlar

Yıllarca çalıştınız ve artık kendi işinizi kurmak istiyorsunuz. Ya da harika bir fikriniz var ve girişimci ruhunuzla bu harika fikri hayata geçirmek için sabırsızlanıyorsunuz. İlk adımlarınızı atarken kendinize sağlam bir yol haritası çizdiniz; ihtiyaçlarınızı belirlediniz, olası problemlerin listesini

MATBAA NASIL DOĞDU? Her bir icat, bir diğerine gebedir. Çünkü icatlar bir yandan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer yandan da yeni ihtiyaçlar doğurur. Yıllar yılı yazmanın yolunu arayan insanoğlu, önce kağıdı buldu. Ancak kağıdın yapımı hem zahmetliydi hem de çok zaman alıyordu.

“Hayatımızın renkleri” deriz çoğu zaman… Bu kısacık cümle içerisine neler sığdırırız da pek inmeyiz derinlere. Aslında hayatımız renkler ve onların bize hissettirdikleri ile şekilleniyor. Baharın taze renklerinde açan çiçeklerle ve mis gibi güneş ışığıyla daha zinde, sonbaharın

“Hayatımızın renkleri” deriz çoğu zaman… Bu kısacık cümle içerisine neler sığdırırız da pek inmeyiz derinlere. Aslında hayatımız renkler ve onların bize hissettirdikleri ile şekilleniyor. Baharın taze renklerinde açan çiçeklerle ve mis gibi güneş ışığıyla daha zinde, sonbaharın

Sosyal Medya Danışmanlığı

 Sosyal medya danışmanlığı günümüzde en çok ilgi gören mesleklerden biridir. Bu meslek çok yeni olmakla beraber tamamen günümüz ihtiyaçlarına yönelik bir meslek alanıdır. Günümüz internet teknolojisinde artık tüm işler internet üzerinden yapılmaktadır. Bu nedenle büyük şirketler de artık internet üzerinden siteler açarak internet üzerinden de işlerini yürütmektedir. Bu şekilde en büyük amaç reklam yapmak ve daha çok insana ulaşmaktır. Modern dünyanın bir getirisi olan internette özellikle alışveriş siteleri çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal medya danışmanlığı tam olarak bu noktada meydana çıkmaktadır. Büyük ve köklü şirketlerin internette nasıl bir yol izlemesi gerektiğine, reklamlarını nasıl yapmaları gerektiğine yön veren bu meslek artık çok fazla tercih edilmekte ve iş yapmaktadır. Bu meslek için çeşitli kurslar ve eğitimler olmaktadır. Bu şekilde sertifika alınarak bu meslek dalı yapılabilmektedir.
 
Sosyal Medya ve Kullanımı

Gelişen teknolojiler ile birlikte artık iletişim kurma şeklimiz tamamen değişmiştir. Artık yüz yüze iletişim yerine sosyal medyada yapılan iletişim şekli ortaya çıkmıştır. Bu iletişim şekli ile ülke sınırları tamamen ortadan kalkmıştır. Sosyal medya hesapları ile insanlar artık sanal ortamda kendilerine bir kimlik edinmiştir. Bu sosyal medya hesapları arasında Facebook, Twitter, Instagram gibi hesaplar vardır. Bu hesapların günümüzde çok fazla kullanıcısı bulunur. Bu hesaplar ile iletişim kurmak çok kolay biçimde olmaktadır. Bu hesaplar ile herhangi bir ülkedeki kişiyle tanışabilir, arkadaş olabilir ve mesajlaşabilirsiniz. Yine aynı şekilde bu hesaplar ile şirketinizin, markanızın reklamını yapmanız çok kolaydır. Bu şekilde takipçi kazanarak isminizi çok fazla insan duyabilir. Tüm bu sosyal medya hesaplarında reklam yapmak isteyen şirketler bunun için iyi bir sosyal medya danışmanıyla anlaşırlar. Bunun için sosyal medya danışmanlığı yapan firmalar da bulunur. Bunlardan biri ile anlaşarak sosyal medya konusunda profesyonel bir yardım alabilirsiniz. Bu şekilde takipçi ve benzeri sayınızı arttırabilirsiniz. Bunun için uzman bir yerden destek almanız çok daha etkili bir yöntem olacaktır. Bu şekilde ürünlerinizde daha çok satış olduğunu görecek, firmanızın daha çok bilindiğini ve ilgi gördüğünü fark edeceksiniz.
 

Google, bundan yaklaşık 20 yıl önce arama motorunu kullanıma sunduğundan beri, arama indeksinde düzenlemeleri ve diğer sıralama sinyallerini belirlemek için web sitelerin masaüstü sürümlerinden yararlanıyordu. 1997'de internetteki içerik tüketimi büyük çoğunlukla masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda gerçekleşiyordu. Mobil cihazlar ise bu tarihten 10 yıl sonra yaygınlık kazanmaya başladı.
Birçok insanın artık Google'ı mobil cihazlar üzerinden kullanmaya başlamasıyla birlikte firma da artık mobil öncelikli indeksleme yöntemlerine geçiş yapmaya başladığını resmi olarak duyurdu. Bu da dolayısıyla webmaster'ların da öncelikli ilgiyi, sitelerinin mobil sürümlerine vermesini zorunlu kılıyor.
Google konuyla ilgili yaptığı açıklamada, indeklsemede gerçekleştirdikleri bu değişimin öneminin farkında olduklarını ve bunu ciddiye aldıklarını belirtti. Firma ayrıca önümüzdeki aylarda görece küçük boyutlarda gerçekleşecek bu deneyimi daha sonraki dönemde yaygınlaştıracaklarını ifade etti.
Halihazırda mobil optimizasyonu olmayan web siteleri için, söz konusu gelişmenin Google arama listelerinde aşağı düşmek anlamına geldiği açık. Bu yüzden, halen mobil egemenliğini göremeyen web sitelerinin önümüzdeki günlerde fazlasıyla yapacak işleri olacağı kesin...

TİB'in yer sağlayıcı (hosting) firmalarına yaptığı "sakıncalı kelime" bildirimi, internet camiasında tartışmalara neden oldu. Genellikle seks-porno çağıran kelimelerden oluşan listeler yer sağlayıcı firmalara, TİB'den faaliyet belgesi alma zorunluluğu olduğu hatırlatıldıktan sonra, listelenen kelimelerin yer aldığı içeriklerin çıkarılması ve yapılan işlemin TİB'e bildirilmesi isteniyor. Aksi takdirde haklarında işlem yapılacağı bildiriliyor. TİB'den hosting firmalarına gönderilen mektup şu şekilde :
Sayın YETKİLİ,

Bilindiği üzere, 04/05/2007 tarih ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"a dayanılarak çıkarılan “Telekomünikasyon Kurumu Tarafından Erişim Sağlayıcılara ve Yer Sağlayıcılara Faaliyet Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”, 24 Ekim 2007 tarihli ve 26680 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İnternete açık hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan/işleten gerçek veya tüzel kişiler yer sağlayıcıdır.

Yer Sağlayıcılığı hizmetini ticari olarak yapmasa bile web sitelerini kendi sunucularında barındıran gerçek veya tüzel kişilerin Yönetmelik gereğince Yer Sağlayıcılığı Faaliyet Belgesi almaları gerekmektedir. İlgili Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; 

< >“26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; İntihara yönlendirme (madde 84), Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra), Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),Müstehcenlik (madde 226), Fuhuş (madde 227), Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228)suçları ile 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar,” 
erişimin engellenmesi konusu olabilecek suçlar olarak katalog halinde sayılmıştır.

İlgili Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;Yayınlar; 

< >a) İnsan onuruna, temel hak ve hürriyetlere saygılı olmalıdır. 
b) Gençlerin ve çocukların fiziksel,zihinsel ve ahlakî gelişimini zedeleyecek türden içeriklere yer vermemelidir. 
c) Ailenin huzur ve refahınısağlayan hususlara zarar verecek nitelikte olmamalıdır. 
ç) Kişileri, uyuşturucu madde bağımlılığı, fuhuş,müstehcenlik ve kumar gibi kötü alışkanlıklara teşvik edici olmamalıdır.
Şeklindedir.Buna göre barındırdığınız alan adlarında İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içeriklerin bulunmamasıgerekmektedir. 

Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. 

Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili CEZAİ müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı
I- NUMARALI KELİME GRUBU (Alan Adı Olarak Barındırılmaması gerekmekte);
...............
II- NUMARALI KELİME GRUBU (Alan Adı Olarak Barındırılmaması Gereken En Geniş Liste);
31, adrianne, adult, ....................

III- NUMARALI KELİME GRUBU (İçerikten Kontrol Etme Şeklinde)
......................

Olayın yarattığı tartışmalardan ve listede yer alan "Adriane" gibi bazı kelimeler konusundaki yorumlardan sonra TİB, kamuya bir açıklama yayınladı.
İhbar merkezimize gelen şikayetlerde ve uzmanlarımız tarafından tespit edilen kullanıcı şikayetlerine neden olan bazı alan adlarına ilişkin listelerin hazırlanarak, Web barındırma hizmeti sunan yer sağlayıcı firmalara gönderilen listelere ilişkin olarak bir duyuruyu dikkatlerinize sunuyorum. Daha önce de bu tür bilgilendirmeler yapıldı. 

Büyük kapasiteli yer sağlayıcı firmalar Kurumumuzdan bu şekilde destek talep etmektedirler ve zaman zaman listeler gönderilmektedir. Sanırım bir yanlış anlaşılma var bazı kelimelerin yasaklandığına dair. Bültenimizde de açıklamaya çalıştığımız gibi herhangi bir kelimenin yasaklanması söz konusu değil.
İyi günler,
şeklinde başlayan ve BTK Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yayınlanan basın açıklaması da şu şekilde :
BASIN BÜLTENİ

Yer Sağlayıcılara gönderilen bilgilendirme amaçlı e-posta içeriği hakkında; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından Kamuoyuna Duyuru

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ankara, 28.04.2011

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığınca vatandaşların yoğun şikayetlerine konu olmuş alan adları ve içeriklerinden hareketle tespit olunan bir kısım sakıncalı kelime grupları, hosting hizmeti yapmakta olan yer sağlayıcılara bilgi amaçlı olarak bildirilmiş ve bu kelimelere içeriklerinde yer verilen alan adları ile ilgili tedbir alınması talep olunmuştur.

Bu içerikleri barındıran İnternet sitelerinin 5651 sayılı Yasanın 8. maddesinde yer verilen katalog suçlar ile ilgisi kapsamında yetkililerince gözden geçirilmesi ve suça aracılık edilmemesi amacına matuf olarak tarafımızca gerçekleştirilen bildirimden ibarettir.

5651 sayılı yasa kapsamında yer sağlayıcılara I numaralı anahtar kelime grubunun geçtiği alan adlarının barındırılmaması, II numaralı anahtar kelime grubunun alan adından ve III numaralı anahtar kelime grubunun ise içerikten kontrol edilerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla gerçekleştirilen bildirimden ibarettir.

Bu sözcüklerle ilgili yasaklama söz konusu olmayıp, yer sağlayıcıların katalog suçlardan birini işleyen siteleri tespit etmelerini kolaylaştırmak için sunulmuş anahtar sözcüklerden ibarettir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
 

Açıkça söylemek gerekirse, SEO o kadar da zor bir mesele değil. Bir web siteyi tasarlama ve geliştime işine göre kıyaslandığında oldukça kolay bile gözüküyor. Tek sorun şu ki; SEO zaman, sabır ve anlama gerektiren bir iş ve size hemen ertesi gün görebileceğiniz büyük sonuçlar vermez. Buna rağmen sizi doğru yöne yöneltecek birkaç ipucu mevcut.
İşin en zor kısmı, SEO işinin ne kadar basit olduğunu insanlara anlatabilmektir. Piyasa sahte SEO uzmanlarıyla doldu ve kendilerini savundukları tek şey gerçek SEO uzmanlarının işi karmaşıklaştırıp insanlardan aşırı ücret istediklerini düşünmeleridir. Eğer sitenize ne yapacaklarını söylemezlerse ve size karmaşık bir ekran sunarlarsa, “Bunlar çok teknik meseleler, sadece bize bırakın”, derler.SEO sırlarına gelince, etrafta çok fazla sır olduğunu sanmıyorum. Belki de bu sırları SEO uzmanlarına haftada bir mail atmak daha güzel olurdu.
Bir  SEO uzmanı gerçek anlamda neler  yapmalı?
İşe başlamak için büyük bir siteye ihtiyacınız yok, 5 sayfa yeterli. Fakat sadece tek bir sayfayla çalışmayın.
Bir sitenin Google’da yer alması yaklaşık 7-10 gün sürer, 6 ay sürmez.
Web sitenizi Google’a sunmanıza gerek yok, mevcut değişiklikler zaten biliniyor.
Kontrol etmek için bunu kullanın :  http:// www…
Web sitenizi  Yahoo & Bing’e sunmalısınız.
Bir Google hesabı almalısınız ve sitenizi Google Webmaster Araçlarına kaydedin.
Sitenizi  Yahoo’nun site tarayıcısına da kaydedin.
Ve Bing’in Webmaster Merkezine de kaydedin.
Diğer arama motorlarıyla zaman kaybetmeyin. Pek çok içerik bu 3 büyük siteden gelir, kimse bunlara bakmaz ve genellikle işi batırırlar.
Google’da Yerel İş Merkezi hesabı oluşturun.
Sitenizde 301 yönlendirilmiş trafik oluşurun.
Bir site haritası oluşturun(.xml formatında)
Bu site haritasını, webmaster alanlarındaki arama motorlarına sunun.
Meta kelimesi arama motorları için gereksizdir. Google,yahoo ve bing onu göz ardı eder.
Meta açıklaması arama sonuçlarında gözükür ve kullanıcılar bu açıklamaları okur. Dolayısıyla insanlara kendinizi sunma fırsatını kaçırmayın.
Her sayfa için tek bir başlık yazın ve bu başlıklar mutlaka içeriğinizle ilgili olsun.
Bir sitenin hızlı yüklenmesi SEO için önemli olduğu kadar kullanıcı için de önemlidir. Bir SEO asla binlerce insanı birinci sınıf bir server’a yüklememeli.
Kullandığınız resimlerin görünümlerini kaybetmeksizin  optimize edilmiş ve sıkıştırılmış olmasına özen gösterin.
Sadece JPEG ve PNG kullanın lütfen. TIFF,Gif ve BMP’leri unutun.
HTML’e sadık kalın. Arka planınızda junk kod veya arama motorlarına zor anlar yaşatacak her hangi bir tag’a izin vermeyin. Kodunuzun onaylanmış standarda yakın olmasına özen gösterin.
Javascript’i sitenizin baş kısmında ve minimum seviyede kullanın.
Siteyi oluştururken CSS’i kısa tutun. Kullanabildiğiniz kadar Standard kullanın.
Kullanılmayan CSS’leri kaldırın.
Çok fazla CSS kullanmanıza da gerek yok, 1999’lerden kalma bir Standard ne de olsa. Stil sayfasında satırları uygun bir şekilde sıraladığınıza emin olun.
Arama motorlarına içeriğinizin önemini gösterebilmek için başlık etiketlerini kullanın.Önemli şeyleri H1’de yazın. Ana içeriğini paragraf tag’ları arasına yazın.
Resimlerinizin açıklayıcı ALT etiketlerinin olmasına özen gösterin. İçeriğinizde resim kullanmak görsel arama sonuçlarında sıralamanızın artmasını sağlar.
Unutmayın resmin eni ve boyu kodda belirtilir, web’e yüklenmeden önce resmin doğru boyutlandırıldığından emin olun.
Dosya adlarınız için açıklayıcı anahtar kelimeler kullanın.
Flash girişlerden ve splash sayfalardan kaçının.
Kullanıcıdan herhangi bir plugin ya da 3D efektli java applet indirmesini istemeyin, havalı gözükür ama kullanıcı bunları istemez.
Site dolaşımının kullanıcı ve arama motorları için erişilebilir olmasını sağlayın. Mesela, eğer Mouse olmasa, kullanıcı siteyi sadece klavye ile kullanabilir mi?
Anasayfada yer alan navigasyon resim olmamalı, resim kullanmak bazı linkleri bloke eder.
Siteniz CSS’e uygun navigasyona sahip olmalı,<ul> ve <li> gibi başlılıklı düz metinleri içermeli.
Breadcrumb navigasyon kullanmayı göz önünde bulundurun.
Site içi linkler önemlidir,kullanıcıya ve arama motorlarına sitenizi okuması için yardımcı olur. Anahtar kelimelerinizle ilişkili linkler kullanmaya özen gösteriniz.
Sitenizde kullanıcı hatasına sebep olabilecek kırık link olmamasına özen gösterin.
Server lokasyonu sıralamanızı etkiler. Fransa’da hosting yapılıyor ama hedef müşteriniz Avustralya’da, o zaman Avustralya’dan hosting hizmeti alın.
http://www.yourdomain.com/page.php?id=cat/clothing=22ff&True linki arama motorlarına göstermek için hoş değil.
http://www.yourdomain.com/mens-clothing/trousers/black farkı görüyor musunuz?
Beyaz arka plana beyaz yazı yazmayınız. Bu spam tekniği 90’ların sonlarında 15 dakikalık etki yapıyordu.
Bu renk şemasını kullanmayın : http://www.gatesnfences.com/ Bir dakikalığına SEO meselesini unutun, bunu yapmanın normalde de yanlış olduğunu göreceksiniz.
Browserlar SEO sıralamalarını akıllarında tutamazlar.
İçerik en önemli kısımdır. Sitenize sürekli içerik ekleyin. Bu durum sitenizin trafiğinin artmasına sebep olacaktır.
Bunu sadece sitenize değil, blogunuza, makalelerinize,mektuplarınıza da uygulayabilirsiniz.
Asla çalıntı içerik kullanmayın. Kopya içerik google tarafında hızlı bir şekilde indekslenir ve sizi kolayca yakalar. Orijinal içerik sahibi de bu şekilde kolayca size ulaşır.
İyi içerikler girmek yerine sitenizi reklamlarla doldurmayın. Bu tembelce olur ve kullanıcıyı düşünmemiş olursunuz.
İçeriğinizi yazarken kullandığınız hedef anahtar kelimelerinizin bedelini ödemeyi ihmal etmeyin.
Anahtar kelimeleri yazmak için yazmayın, insanların anlayabilmesi için yazın aynı zamanda.
Sitenize alt kategori olarak bir blog eklemeyi unutmayın.
Nasıl blog alacağınızı bilmiyor musunuz? Wordpress.com’a girerek kendinize ücretsiz bir tane alın ve sitenize back-link verin.
Wordpress, Google SEO için onaylanmış bir sitedir ve pek çok ücretsiz plugin barındırır.
Her hafta blogunuza içerik ekleyin. Boş bir blog size yarardan çok zarar verir. İçerik yazamıyor musunuz, oursource olarak verin.
Büyük makaleler yerine çok sayıda kısa makale yazın,fakat okunabilir olmalarına ve kullanıcı tarafından anlaşılabilir olmalarına özen gösterin. İlk yayınlanan bir blogda Hedef 4-5 ana makaledir.
Blogunuzun yan tarafında , “En Popüler Olanla” veya “En İyiler” şeklinde bir menü yapın.
Blog yazılımınızı güncel tutun. Her zaman yeni versiyona yükseltin ve güvenliğinden emin olun.
Server’ınıza robots.txt adında bir dosya yükleyin, korsan yönergeleri bloklayın ki arama motoru tarafından indekslenmesin.
Blog post’larınız için blog etiketleri kullanın, ön planda gözüktüklerinden emin olun.
Yorum ve tartışmalara kullanıcıların cevap vermesini izin verin.
İşinizle ilgili olmayan bloglardan gelen misafir kullanıcıların da post gönderebilmesine izin verin.
İşinizle alakalı diğer bloglara da yorumlar yazmayı unutmayın.
“Yol Gösterme Klavuzu” yada Top 10 gibi listeler yazın çünkü insanlar bu tür şeylere tıklamayı ve okumayı sever.
Şekilsel hataları ve yazım hatalarını blogu yayınlamadan önce kontrol edin. Unutmayın, online olarak yaptığınız her harekette şirketinizi temsil ediyorsunuz.
Artık makale siteleri(Örn:EzineArticle) için daha fazla içerik yazmaya başlayabilirsiniz.
Yazar durumunuzu ‘Expert’ seviyeye çıkarabilmek için hemen Ezine’ye 10 makale yazın, sunabilme zamanını hızlandırın.
Makale yazabilmek için uzman olmanız gerektiğini düşünmeyin. Bu konuda fazla endişelenmeyin,sadece word’ü açın ve yazmaya başlayın.
Zamanınızın çoğunu ilgi çekecek iyi bir başlık bulmaya ayırın. İyi bir başlık makale için belirleyicidir.
Her makale sonunda kaynak kutusunu akıllıca kullanın, ilgi toplamak için farklı şeyler test edin, deneyin. Her zaman kaynak kutusundaki linkleri kullandığınıza emin olun.
Farklı konularda yazarken, farklı takma adlar kullandığınıza emin olun. Mesela güzellik ürünleri hakkında bir yazı yazarken, bayan adı kullanmak daha çok ilgi çeker.
Blog yada makale sitelerinde bulunmayan, günlük olarak yazılmış olan ‘normal’ işlerle ilgili basılı yayımlarını alın.
Bunları birkaç PR sitesine yollayın.
Kullanıcıları ve arama motorlarının fark edebilmesi için blogunuzda RSS feed kurulu olduğuna emin olun.
Yeni bir post yaptığınızda RSS feed’e ping yapmayı unutmayın,yada  pingomatic gibi popüler bir ping yapma hizmeti kullanın.
Eğer yeni içeriğinizin sitedeki insanlarla ilgili olduğunu düşünüyorsanız sosyal bookmark yapın.
İnsanların, sizin içeriğinizi sosyal ağlarda paylaşmasına imkan verin.etrafta yardım etmek için pek çok eklenti var.
Linkler, internetin nasıl işlediğini gösteren mekaniklerdir ve SEO için hayati önem taşır ve ayrıca google’ın sıralama algoritmasının da önemli bir kısmını oluşturur.
Sıralaması yüksek olan sitelerden link almaya çalışın. Bu durum sizin sitenizin sıralamasını da arttırır.
SEO performansınızı ölçerken, sayfa sıralamalarının düşünce şeklinizi yönetmesine izin vermeyin. Bu dinamik bir hedeftir ve yılda sadece 3-4 kere değişebilir.
Linklerinizi sitenizle veya blogla ilgili yapın.
Hemen ertesi güne binlerce link almayı beklemeyin, linkler zamanla artış yaşar.
Link satın alırken dikkatli olun. Google bunu sevmez ve sonuç olarak pek çok siteyi kara listesine alabilir.
Kendi alanınızdaki anahtar kelimelerle arama yaparak konunuza uygun top bloglar bulun ve bunlara kendi blogunuzda link verin.
Sonra onlardan geri dönüşümde bulunmalarını isteyin. Onların siteleri hakkında nazik ve dürüst olun ve sakın sabit bir mesajı bütün insanlara kopyala-yapıştır yapmayın.
Rakiplerinizin linklerini bulun, online kimliklerini saptayın. Onların sitelerini Yahoo Site Taayıcısında veya Google’da http://www. Kullanarak aratın. Onların linklerinin olduğu sitelere, siz de link verin.
Ne zaman herhangi bir şey için online olduğunuzda( forum sitelerinde veya blogda vs.)ve size bir site linki veya URL sorulduğunda, bu durumu kullanın ve ücretsiz backlink verin.
BOTW web direktöründe listeye girin.
DMOZ.org ve Yahoo direktörüne de kaydolun, pahalı bir yol ama buna değer.
Yüzlerce yönlendirme bulunan bir siteye girmeyin, bu size daha çok zarar verir. Eğer siteniz kötü sitelerle yakın ilişkilerde görünürse, sorgusuz sualsiz cezalandırılabilirsiniz.
Ücretsiz Yell.com gibi e-mail spamine, junk postalara ve iş görüşmelerine bakarak liste yapan yerlerden uzak durun ücretli bir direktör listesi almanın size nadiren geri dönüşümü olacaktır.
Kendi alanında bir uzman olabilmek için kendini sürekli geliştir. Sonuçta bu senin kendi alanın ve sen diğer herkesten daha iyi bilirsin, bu yüzden alanına sahip çık.
Online sorulara cevap ver, Yahoo Answers’a yardımcı ol, forum sitelerine üye ol, düşündüğünden fazlasını biliyorsun,kendi bilgini paylaş.
Bir seri online video geliştir sitende kullanmak için ve bunları müşterilerine gönder. Videoları kısa tut(3 dk. Maks.) ve amaca yönelik olsunlar. Pratik yaptıkça daha iyi sonuçlar elde edersin.
Videolarını upload ettiğin siteye anahtar kelime tag’lar ve açıklamalar ekle.
Twitter’a adını kaydet. Bu günlerde Tweet’ler içerikmişçesine indeksleniyorlar. Her gün twitter kullanmaya çalışın.
Tabi bir de Facebook Fan sayfasına ihtiyacınız olacak.
Sosyal medyaya girerken, kimsenin şirketinizin adını almadığına emin olun. Bu durumdan kaçınmak için genişçe bir isim ayırma hizmeti alın.
Profillerini populerleştir, diğer insanlarla temasta ol, hesaplarını birbiriyle senkronize et. Twitter’ını LİnkedIn’e bağla yada blogunu Twitter’a bağla.
Sitene Google Analitik’i yükle. Bir sonuca varabilmek için 4 hafta onu çalıştır. Test etmeye başlamadan önce buna ihtiyacın var.
Tıklama ölçümü işi yaramayan ve SEO’yu yavaşlatan bir ölçümdür. Senin eşsiz bir ziyaretçi sayısına ihtiyacın var, oranları arttır, sayfaları yükselişe geçir ve anahtar kelimeler gir.
Sitenize ulaşmak için insanların hangi anahtar kelimeler kullandığını gözlemle, sonra bu kelimeleri kendin araştır. Eğer anahtar kelimeyle aranma trafiğin yüksekse ama yine de Google’da 3.sayfadaysan, bu anahtar kelime ile ilk sayfada çıkma konusuna daha fazla odaklan.
Sitenize tıklama yapan kişi sayısı SEO sıralamasını destekleyen bir durum değildir.
Google Adwords’e günde £ 500 harcamak, doğal aramalarda yükselmenizi sağlamaz. Adwords doğal arama sonuçlarına etki etmez.
Spam’den uzak durun.
 

'Arama Devi'nin, iştiraklerinden Google Fiber, Iowa eyaletinde 1000 dönüm arazi üzerine uydu-yer istasyonu kurmak için izin talep etti. Google'ın, ön çalışmalarını tamamladığı lokasyon, Council Bluffs'daki veri merkezine yakınlığıyla dikkati çekiyor.
Google'ın, 15 Şubat tarihini taşıyan ve Federal İletişim Komisyonu FCC'ye yaptığı müracaat, kurumun web sitesinde görüntülenebiliyor.  Kansas City'e birkaç yüz mil uzaklıkta yer alacak olan istasyon, C ve Ku bandındaki sinyalleri yere indirecek. İstasyon, analog, dijital, veri, ses ve video içeriklerin aktarımında görev yapacak. 
Veri ve TV sinyalleri, 4.5 metre ebadındaki uydular aracılığıyla yerkürenin bir noktasından diğerine en hızlı bir şekilde ulaştırılabilecek. Gözlemciler, düzenleyici kurum FCC'nin talebe cevabını en erken birkaç hafta içerisinde açıklayabileceğini belirtiyor. Google Fiber'in, bundan kısa bir süre önce FCC'ye sunduğu bir başka teklif görülen eksiklikler dolayısıyla kısmen reddedilmişti.
Google'dan yapılan açıklamada, daha önce kamuoyuna duyurulan yüksek hızlı internet servisinin ABD'deki birçok bireysel ve kurumsal kullanıcıdan büyük bir ilgi gördüğü ifade edilmişti. Google'ın, orijinal planında en az 50 bin kullanıcıya fiber hizmetinin sağlanması, gerçek potansiyelin ise 500 binin üzerinde olduğu belirtiliyor.
Karasal mobil genişbant ile uydu sistemlerinin entegrasyonu, veri akışının çok daha hızlı sağlanmasında yeni bir konsept olarak lanse ediliyor. Gözlemciler, Google'ın uydular üzerinden süper hızlı veri transferiyle bir diğer projesi Google TV'ye de devinim kazandırmayı hedeflediğini belirtiyor. 'Arama Devi', bir yandan da Android işletim sistemi üzerinden mobil dünyada kendisine farklı bir kulvar oluşturuyor. Google'ın, yeni projesinin ekosistemini nasıl besleyeceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
 

Günümüzde iyi bir doktorunuz, iyi bir avukatınız, iyi bir mali müşaviriniz olsun şeklinde sürekli tavsiyeler alırız. Bu alanlara bir yenisini de ekleyecek olursak;  profesyonel  tasarım ve yazılım çözümleri sunan interaktif bir web ajansına da kesinlikle ihtiyacınız vardır.
Web tasarım ve yazılım firmaları sektörel büyüklükleri olarak en temelde 3 e ayrılır. Çok ucuz ve kalitesiz iş yapan firmalar, belirli bir kaliteyi yakalamış uygun fiyatlarda çalışan firmalar ve 3. olarak tam profesyonel çalışan sizi yarı yolda kesinlikle bırakmayan ama fiyatları oldukça yüksek olan firmalar. Bütçenize ve istediğiniz çalışma kalitesine göre tercihinizi 2. ya da  3. klasman seviyesinde ki kaliteli firmalardan yapmanızı tavsiye ederiz.

Web tasarım ve yazılım firmalarının çalışma metodları birbirine benzerlikler gösterdiği  gibi süreçleri arasında ciddi farklılıklar vardır. Web tasarım firmasını seçerken en temel ayıracınınız farklılıklar olacaktır. Web tasarım konusunda ihtiyaçlarınızı belirledikten sonra web tasarım firmalarının farklılıklarını belirlemeniz gerekir.
Değerlendirme kriterleri neler olmalıdır?
Web tasarım ve yazılım hizmeti veren firmanın toplam iş tecrübesi ne kadar ?
Tüm iş gücünü ve zamanını web tasarımı ve web tabanlı hizmetlere adamış olması en önemli kriterlerden biridir. Web sitesi tasarımı bugün sürekli  genişleyen ve gelişen bir konudur. Konunun tüm detaylarına sahip olabilmek için gerekli bilgi düzeyinde sahip olmak zaman ve emek gerektirir.
Web tasarımı öncesi ve sonrasındaki hizmetler önemlidir.
Web tasarımı firmalarının en önemli fonksiyonlarından birisi de web tasarımı öncesi ve sonrası hizmetleridir. Web tasarımını talep ederken belirlenecek ihtiyaçlar, alan adı satın alınması, hosting hizmetleri, arama motoru optimizasyonu gibi farklı hizmetleri size gereken kalitede verebiliyor olması gerekir. Verdiği bu hizmetler ile ilgili kendi standartları oluşmuş olması gerekmektedir.
Web hosting – sunucu – mail hizmetlerinde yardımcı ya da servis sağlayıcı olmalıdır.
Web tasarımınız ne kadar iyi olursa olsun iyi bir servis sağlayıcı olmadan işe yaramayacaktır. Teknik altyapısı yüksek bir veri merkezindeki web sitenize ziyaretçileriniz daha hızlı ulaşacak, web siteniz teknik sorunlarla sık sık kapanmayacak ya da email problemleri ile başınız ağrımayacaktır. Ayrıca sunucu güvenliği acısından üst seviyede bir koruması olan bir web alanına sitenizin yüklenmesi de son derece önemlidir.
Web tasarım şirketi kolaylıkla iletişim kurabilmeli ve taleplerinizi kolaylıkla aktarabilmelisiniz.
Bugün pek çok internet şirketi e-posta yoluyla müşterilerinin taleplerini işleme koymaktadır. E-posta günümüzün en hesaplı ve en etkili iletişim aracıdır. E-postanız varsa web sitesi tasarım şirketi ile bu konuda rahatlıkla iletişim kurabilmelisiniz. Telefonla herşeyi anlatmaya çalışmak zaman ve para kaybıdır. Ancak bazı konuları da özellikle telefonda acil olarak çözümlemeniz gereken konular olacağı için mesai saatlerinde telefon ile de muhakkak ulaşılabilen bir firma seçmeniz gerekmektedir.

Web tabanlı programlama ve yazılım geliştirme hizmeti vermelidir.
Web sayfaları artık dinamik yani programsal olarak değişen saylardır. Şirketler web sitelerinden elektronik ticaret başta olmak üzere pek çok farklı online uygulamalarla müşteri memnuniyetini arttırmaktadırlar. Bu nedenle web sitesi programlama hizmeti tasarım şirketinin en önemli hizmetlerinden biridir.
CMS yani içerik yönetim sistem uygulaması hizmeti bulunmalıdır.
Web sitenizi hazırlattıktan sonra onun üzerindeki bilgileri değiştirmek isteyeceksiniz. Şu an düşünmüyorsanız bile daha sonra bunu isteyeceksiniz.  Bu nedenle yaptırdığınız sitenin muhakkak bir içerik kontrol paneli olması gerekmektedir. Firma seçerken oluşturacakları kontrol panelin demosunu muhakkak görmenizde fayda vardır. 

Fiyat standartlarında uygunluk ve süreklilik politikası
Web dünyasında bir işi tek seferlik ekonomik yaptırmak kadar sonrasında aynı kalite ve aynı ekonomiklikle bu işlerde süreklilik sağlamak çok önemlidir. Seçeceğiniz firmadan ilk teklifi aldığınız gibi işlemler bittikten sonraki güncellemeler ile ilgili saatlik, günlük, aylık hizmet ve destek ücretlerini de öğrenmenizde fayda vardır.
 

Google'ın arama dışında depolama hizmetlerinden sosyal ağa birçok farklı hizmet sunduğunu biliyoruz. Şirket, bize bir belge düzenleme, video yükleme ve bir e-posta hizmeti de sunuyor. Ancak Google'ın önümüze serdiği olanaklar bu kadarla kısıtlı değil. Arama devinin bize sunduğu hesap etkinliği analizi, arkadaşlarınızın konumunu izleme gibi az bilinen hizmetler de var. İşte bunlardan bazıları.
Hesap Etkinliği: Google hesabınız için etkinleştirebileceğiniz bir seçenek olan Hesap etkinliği, size her ay Google'ı nasıl kullandığınıza dair bir e-posta gönderiyor. Size gönderilen raporda kaç e-posta gönderip aldığınız, en çok neleri arattığınız gibi bilgiler yer alıyor.
Gmail Meter: Sadece Gmail istatistikleri üzerine yoğunlaşan Gmail Meter, kaç e-posta aldığınızı, size en çok kimlerin e-posta gönderdiğini, e-posta trafiğinizin haftanın hangi günlerinde yoğun olduğunu ve fazlasını gösteriyor.
My Maps: Google Maps'e entegre bir işlev olan My Maps (Haritalarım), özel rotalar ve konumlara sahip kendi haritalarınızı oluşturmanıza ve onları kaydetmenize izin veriyor.
Schemer: Schemer, yakınınızdaki yerleri ve fazlasını bulmanıza yardımcı olan bir web sitesi ve mobil uygulama.
Hangouts: Google Hangouts ile videolu konferanslar düzenlemek çok kolay. Hangouts'u Google+ hesabınız olmadan kullanmak istiyorsanız, onu Gmail içinden direkt olarak açabilirsiniz. Hangouts, aynı anda 10 kişiye kadar videolu konferans yapmanıza izin veriyor.
Takeout: "Sizin verileriniz sizindir" anlayışını savunan Google, farklı Google hizmetlerindeki verilerinizi Google Takeout ile kolaylıkla indirebilmenize izin veriyor. Google Takeout'un bir parçası olmayan hizmetler için Data Liberation Front web sitesine gidebilir ve verilerinizi nasıl indirebileceğinizi öğrenebilirsiniz. Gmail hesabınızı yedeklemek için IMAP destekli bir e-posta istemcisi kullanmalısınız.
Zeitgeist ve Hot Trends: Google Zeitgeist, Google'ın meydana getirdiği arama sayıları, trendleri gibi bilgileri bir araya getiren yıllık bir rapor. Hot Trends ise Zeitgeist'e göre size daha güncel bir rapor sunuyor ve kullanıcıların bugün en çok neleri arattıklarını gösteriyor.
Latitude: Bir konum izleme aracı olan Google Latitude, akıllı cebinizden Google'a yerinizi bildirmenizi sağlıyor. Bu sayede arkadaşlarınızı Latitude'a ekleyebiliyor ve nerede olduklarını harita üzerinde görebiliyorsunuz.
Google Public DNS: İnternet servis sağlayıcınızın DNS hizmeti yerine kullanabileceğiniz Google Public DNS, size yüksek bir hız ve ek güvenlik özellikleri vadediyor.
Goo.gl URL Kısaltıcısı: Herhangi bir nedenle uzun bir web adresini kısaltmanız gerektiğinde, Google'ın bu URL kısaltma hizmetini kullanabilirsiniz.
 

İnternet dünyasını yakından takip edenler Google, Facebook, YouTube ve Twitter gibi popüler sitelerin en fazla trafik alanlar arasında olduğunu bilir. Ancak paylaşılan son istatistikler, şaşırtıcı bilgileri gözler önüne seriyor.
comScore‘un yaptığı ve Business Insider‘ın paylaştığı araştırmaya göre Facebook’un, Google’ı sollayarak şu anda dünyanın en fazla aylık tekil ziyaretçiye sahip olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Her ne kadar ABD merkezli internet şirketlerinin egemen olduğu bir liste olsa da Çin’in internet sitelerini yabana atmamak gerekiyor. 20 tane internet sitesinin sıralandığı listede beş tane Çinli internet sitesi bulunuyor. Her ne kadar eski popülerliğinden uzak bir tablo çizse de Yahoo’nun, listede dördüncü sırada olması dikkatimizi çekiyor.
Öte yandan Microsoft’un, aylık tekil ziyaretçi bazında Apple’ı geride bırakmasının ilginç noktalar arasında olduğunu belirtelim. Lafı çok uzatmadan dünyanın en çok tekil ziyaretçisine sahip olan 20 sitesini paylaşalım.
Dünyanın en fazla aylık tekil ziyaretçisine sahip olan 20 internet sitesi (2013)
Facebook.com (836.7 milyon)
Google.com (782.8 milyon)
YouTube.com (721.9 milyon)
Yahoo.com (469.9 milyon)
Wikipedia.org (469.6 milyon)
Live.com (389.5 milyon)
QQ.com (284.1 milyon)
Microsoft.com (271.7 milyon)
Baidu.com (268.7 milyon)
MSN.com (254.1 milyon)
Blogger.com (229.9 milyon)
Ask.com (218.4 milyon)
Taobao.com (207 milyon)
Twitter.com (189.8 milyon)
Bing.com (184 milyon)
Sohu.com (175.8 milyon)
Apple.com (171.7 milyon)
WordPress.com (170.9 milyon)
Sina.com.cn (169 milyon)
Amazon.com (163 milyon)
 

Çeşitli yönde sapmalar gösteren sosyal medya pazarlaması ve arama motoru optimizasyonu, şirketlerin hangi yönde gitmeleri konusunda zorluk yaşamalarına sebep oluyor. Optimize edilmiş içeriklerin arama motorlarında keşfedilmesi ve müşteri etkileşimli sosyal ağ geliştirmek ve içeriğin değerini arttırmak için pek çok model ve yaklaşım vardır. 4 parçadan oluşan bu sosyal SEO puzzle’ı büyük küçük bütün firmalara sosyal web’de anlamlı ve üretken bir yolcuğa başlamalarında yardımcı olacaktır.
Dinleme, içerik,Sosyalleşme ve Ölçüm, bu parçalar bir araya gelerek bir döngü oluşturuyorlar fakat sonraki adım da çok önemli çünkü harekete geçmeden bir sonuç elde etmek mümkün değil. Herhangi bir sosyal medya pazarlama çalışması başlamak için bir takım dinleme programlarına ihtiyaç duyarlar. Bu demek oluyor ki, izlenecek başlıklara göre sosyal içeriği toplamak, sınıflandırmak ve yönetmek için sosyal medya izleme araçları kullanmak gerekiyor. İçerik, arama motorlarının çalışmasını sağlayan bir zamk gibidir ve aynı zamanda sosyal medyada yapılan sosyal paylaşımların önemli bir parçasıdır. Aynı görüşte olduğumuz diğer insanlarla sosyalleşmek, paylaşımda bulunmak, bireysel deneyim olarak markalarla etkileşimde bulunan alıcının ihtiyacını ve satıcının hedefini karşılar.  Sosyal web’de başarılı olma eforu ölçülebilir ve nasıl daha iyi olabileceğini gösteren pek çok yol bulunabilir. Ölçümler hedefleri haklı çıkarır ve izlemek için gerekli olan doğru araçları belirlemek, gerçek zaman ve web analizi yapabilmek için önemlidir.
Bütün bu basamakların daha detaylı anlatımı aşağıda mevcuttur. Okurken bir yandan da kendi kendinize, firmanızın bu basamakları sosyal medya pazarlama çalışmaları açısından nasıl ele aldığını değerlendirebilirsiniz. Kısa yolları takip ediyor musunuz? Yada takip etmek için daha önemli basamaklar mı buldunuz?
Dinleme
Dinleme, sosyal medya pazarlaması ve optimizasyonu açısından gerekli bir başlangıçtır. Firmalar, sosyal web’in hangi kısımlarının online pazarlama stratejilerine uygun olduğunu anlama mücadelesi verirlerken, bir sosyal medya izleme programı acilen uygulamaya koyulmalıdır. Bugünün internet ortamında,  sosyal web bazında veri toplamak, bu verileri organize etmek ve yönetmek, gerçek zamanlı pazarlama fırsatları açısından çok önemlidir. Bu durumda, sosyal SEO başarısı elde etmek için izlenmesi gereken dört anahtar elementi ele almak faydalı olacaktır.
Sosyal Kanallar: Hedef müşteriniz sıklıkla hangi sosyal kanalları kullanıyor? Sosyal medya izleme programı sizin hangi sosyal kanallara yönelmeniz, daha derinlemesine kullanmanız konularında yardımcı olacaktır. Mesela, müşteri kitlenizin çoğu Twitter kullanıcısı ise neden videoya yatırım yapasınız ki?
Sosyal Anahtar Kelimeler: İyi bir sosyal medya izleme aracı, tag, yorum ve her türlü metindeki izlenen başlıkla ilgili anahtar kelimeleri analiz edebilmenize yardımcı olur. Sosyal sohbetler arama yapılan konuları etkileyebilir. Sosyal web’de popüler olan içerikler hakkında bilginiz varsa, kendi içeriğinizi bu konularla zenginleştirebilir ve arama sonuçalrında çıkmanızı ağlayabilirsiniz.
Etkileme Gücü Olan Herşey: Bir izleme programı nelerin insanlar üzerinde etkili olduğunu saptamanıza yardımcı olur. İnsanlara ilgi duydukları alanlarda etkilenecekleri birkaç şey söyleyin ve sizinle network halinde olmalarını sağlayın. Bu durum sizin içeriğinize olan erişimi de arttıracaktır.
SERPs: Sosyal medya izleme aracı Arama Motoru Sonuç Sayfasını takip etmez. Bütün büyük arama motorları farklı sosyal medya kaynaklarından data feed satın alırlar ve arama sonuçlarındaki sosyal medya içerikleriyle işbirliği halinde olurlar. Bu nedenle, işinizle ilgili anahtar terimler içeren arama sonuçlarını takip etmek ve sosyal medya kaynaklarının içeriğini saptamak büyük önem teşkil eder.
İçerik
İçerik, sosyal SEO’yu global yapar. Online pazarlamadaki en büyük alanlardan biri içerik yaratmak ve onu optimize etmektir. Markalar yayın yapar hale geldi, bu yeni bir şey değil fakat yaygın bir şey haline geliyor. Büyük markalar televizyon ve radyo programlarını ve yazılı içerikleri finanse ediyorlar. Online yayınlama kolaylığı firmalara müşterilerinin içerikleriyle ilgilenmesi için pek çok fırsat sağlar. Ürün ve hizmetlerle ilgili sunulan bilgiler yayınlandıkça, müşteriler daha çok bilgi sahibi olmak istediler ve bu durum İçerik Pazarlama Optimizasyonu Stratejisini ortaya çıkardı. Bu strateji ile web sayfaları, resimler, videolar, ses dosyaları, zengin medya içerikleri ve html gibi dosya tipleri sosyal kanallarda ve arama sonuçlarında sıralamanızın artması sağlanır. Eğer içerik aratılabiliyorsa, aynı zamanda optimize edilerek planlanabilir de ve sosyal ağlarla da uyumlu daha gözle görülür bir şekilde işleyebilir. İşte bu, sosyal SEO’nun özünü oluşturur.
Sosyalleştirme
Uygun sosyal medya kanallarıyla sağlam içerik pazarlama optimizasyonu stratejisi uygulamaya koyulabilir. Müşterilerin zaman geçirdikleri topluluklarla nasıl bağlantı kuracağımızı belirleyen bir planımızın olması çok önemlidir. Pazarlama çalışmalarınızın sosyalleşmesi için üç noktaya dikkat edebilirsiniz:
Alıcılar: Müşterilerinizin sosyal web’de neler yaptığını araştırın. Ne tür şeyler araştırıyorlar, tüketiyorlar yada paylaşıyorlar? Paylaşım yaparken veya satın alırken onları ne tür şeyler etkiliyor?
Ağınızı Genişletin: Zamanı az olan satıcılar genelde bu büyüyen ağda fazla vakit harcayamadıkları için başarısız oluyorlar. Ağınızda küçük ama tutarlı zaman geçirerek bunu başarabilirsiniz. Bu demek oluyor ki, her gün 10-30 dakikanızı yorum yazmak, arkadaş olmak, takip etmek, beğenmek ve günlük güncellemeler yapmaya ayırmalısınız. Sürekli büyüyen bu ağda içeriğinizi geliştirmenin ve katılımda bulunmanın başka bir alternatif yolu yok.
Geliştirme: İçerik pazarlama stratejinize uygun olarak, alıcıların ve hedeflerinizin ihtiyacına göre kendinize bir sosyal etkileşim döngüsü geliştirin. Bloglar genellikle bu tür içerikleri YouTube,Twitter, Facebook gibi sosyal kanallarla paylaşmak için ideal bir yoldur. Sosyal katılım döngüsü optimize edilmiş içerik oluşturmakla başlar. İçerik fark edilir, paylaşılır, oylanır ve içerikle ilgili bilinç artar. Artan linkler ve sosyal deneyim arama trafiğini arttırır. Trafik ve topluluklar sosyal içeriğinizi, içerik ve SEO açısından geliştirmeniz için araştırma yapmanıza yardımcı olur.
Ölçüm
Başarı pek çok şekilde elde edilebilir. Sosyal medya pazarlaması ve sosyal SEO ile de, sosyal medya izleme ve web analitik kombinasyonuyla uygulanabilir değerler sağlar. Sosyal medya izleme araçları sadece dinleme için efektif olmakla kalmaz webde yer alan optimize edilmiş içeriğinizin de etkisini belirlemenize yardımcı olur.  İzleme ve analitik değerlendirme, sonraki içerik oluşumları için anahtar kelime optimizasyonu ve sosyal gelişim açısından rekabette ön sırada kalmayı ve müşteri ihtiyaçlarını etkin bir şekilde karşılamayı sağlar.
Açıkça görüldüğü üzere, böyle sadeleştirilmiş stratejiler uygulamak amacınıza göre çeşitlendirilebilir fakat pek çok şirket bütün bir sosyal medya yol haritasını baştan sona geliştirmek istemez. Deneyimde bulunmak en iyi alternatif yollardan biridir. Bahsettiğimiz 4 adım gibi temel yapıları takip etmek, sosyal medya testi yapmanıza ve daha üretken bir sosyal medya pazarlama programı geliştirmenize yardımcı olabilir.
 

Arama motorları trafiği pek çok işletme için hayati önem taşımaktadır. Çoğunlukla hedeflenen kendinizin veya birlikte çalıştığınız SEO firmasının sizi popüler yapabilmek için sıralamanızı arttırmasıdır. Eğer bazı sebeplerden dolayı firmanızın sıralaması düşüyorsa, ne olmuş olduğunu bir düşünün. Bunu hemen şimdi düşünmelisiniz çünkü bu durum şuan bile gerçekleşiyor. Sıranızın  2 gün düşmesi bile satışlarınızda ciddi düşüşlere sebep olabilir.
Bir problem karşısında kendinizi uyarmanız açısından tavsiyemiz, sıralamanızın düşmesine sebep olabilecek 10 muhtemel nedeni öğrenmeniz olacaktır. Ya da, sıralamanız zaten düşmüş durumdaysa, vereceğimiz bilgiler sitenizin eski konumuna yükselmesine sebep olabilir.
Sıralamanızın Düşmesine İzin Vermeyin
Sıralamanızın Düşmesine Neden Olan 10 Ana Sebep
1. Google Balayı Bitti
Google Balayı ile kastımız şudur ki, yeni bir site yüksek sıralamaya sahip olmanın tadını sadece kısa süreliğine çıkarabilmekte, daha sonra ise daha gerçekçi bir sıralamaya düşmektedir.
2. Google Kum Havuzu Etkisi Başladı
En başlarda balayı sürecinden kaynaklanan iyi sıralamalara sahip olmanın tadını çıkarabilirsiniz; fakat sonrasında kendinizi bir kum havuzuna düşmüş gibi hissedeceksiniz. Sanki yeni siteler yüzünden sırf onlar daha yeni ve kendini ispatlamamış diye cezalandırılırmışcasına. Bu tür durumlarda kendi değerinizi Google’a ispatlayıp sizi bu kum havuzundan kurtarmasını sağlamak için düşük rekabet sözlerine, harika bir içerik oluşturmaya ve gelen linklere yüksek otorite aramaya bağlı kalın.
Zaten çoktan etkilendiniz mi? Daha fazla bilgi için : how to get out of Google sandbox.
3. Algoritma Güncellemeleri
Arama makineleri sürekli olarak algoritmalarını güncellerler. Bu algoritmalar sayfaların anahtar kelimelere göre sonuçlar sayfasında yer almasını, içeriğin yeni tutulmasını ve en üstte yer alan içerikler arasında olabilmeyi garantiler. Siteniz direkt olarak algoritma güncellemelerinden etkilenmiyorsa bile, çok link alan siteler bu durumdan etkilenebilir. Bu durum gecelik link juice’u azaltır ve buna bağlı olarak da sıralamanızın düşmesine sebep olabilir.
Ekim 2014'de, 2.2 Google Panda Update‘in müşterilerimizi nasıl etkilediğini gözlemlemek adına istatistiksel verilerimizi takip ettik. Gördüğümüz şey kendimizle gurur duymamıza sebep oldu: müşterilerimizin 92.6%’sı Panda güncellemesine bağlı herhangi bir sıralama düşüşü yaşamamış. 78%’i ,ki bunlar sıralaması düşmüş olan müşterilerdi, bir ay içinde eski sıralamalarını geri kazandılar ve hatta bizim link building service servisimiz sayesinde sıralamalarını arttırdılar. Bu istatistik, son 6 ayda, yaptığımız ve geliştirmekte olduğumuz işleri ve yaptığımız ödemeleri görebilmemizi sağladı.
4. Malware
Eğer siteniz malware kurbanı ise Google herhangi bir sayfanızdaki kötü yazılımı tespit eder, SERP’deki henüz linkinize tıklamış fakat sitenize girmemiş olan potansiyel ziyaretçiye haber verir ve uyarır. Çok az insan böyle bir uyarıdan sonra devam etmeyi tercih eder. Dolayısıyla bu durum trafikte büyük bir düşüşe sebep olur ve yalnızca sıradan kullanıcıları değil, webmaster olarak bilinen web uzmanlarını da sitenize link etmekten caydırır veya mevcut bir linki var ise buna son vermesine sebep olabilir. Bu durum aşikardır ki, sadece sizin trafiğiniz üzerinde kötü bir etki oluşturmaz, buna ek olarak sıralamanızı da kısa bir zaman sarfında düşürür.
5. Server
Eğer Google, host’tan kaynaklı bir sebepten ötürü sizin sunucunuza ulaşamazsa, bu durum çözülmeden bırakılırsa birkaç gün içerisinde problem oluşturur.
6.Robot.txt File Problemi
Robot.txt’inizde, arama motorunun sitenizin belli başlı sayfalarına erişimi yasaklayacak herhangi bir bonehead hatasının bulunmamasından emin olun. Sadece URL’leri blokladığınızdan emin olun, çünkü bu dosyada crawled da istemiyorsunuz.
7. Cezalandırma
Eğer Google kurallarını çiğnerseniz, belki siz farkına bile varmadan cezalandırılabilirsiniz. Cezalandırılmamanızdan emin olmak için siyah şapka SEO tekniklerini yönetin.
8. Kırık Linkler
Bozulmuş linkler ciddi problemlere sebep olabilir, özellikle de bu link sitenizin belirgin linklerindense. Her bir linki el ile tek tek kontrol etmek zaman kaybettirici olacaktır. Bu nedenle ücretsiz bir Broken Link Checker kullanın.
9. Kopya İçerik
Google gibi arama motorları kopya içerikten nefret ederler. Aynı site içerisinde içerik benzerliği hoş karşılanabilir fakat farklı sitelerle olan benzerlik sorun olacaktır. Bu durum sadece Google’ın canını sıkmakla kalmaz. Google aynı zamanda farklı lokasyonlarda bulduğu benzer içeriklerden hangisinin orijinal olan olduğunu bulmaya çalışacaktır. Ve bu orijinal site her zaman sizinki olmayabilir. Google bu sonuca ulaşırken, içeriğin ilk kimin koyduğuna çok da bakmaz. Dolayısıyla bu durum birkaç şekilde sıralamanızın düşmesine sebep olabilir.
Neden CopyScape üzerinde ücretsiz bir arama yapmıyorsunuz? Böylece sizin içeriğinizi izniniz olmadan kimlerin kopyaladığını daha iyi görmüş olursunuz.
10. Google Dansı
Google dansı ile kastettiğimiz şudur ki, bazen sayfalar SERP üzerinde rastgele veya güçlü bir şekilde farklı yerlere sıçramalar yapabilirler. Bütün bu nedenleri göz önünde bulundurursak, bu açıklama en açık ve mantıklı olanıdır. Eğer sıralamanızın düşmesinde Google dansı suçluysa, tekrar yüksek sıralamanızı kısa bir süre içerisinde kazanabilirsiniz. Sonuçta, bu sadece listede rastgele bir sıçramadır ve genelde de uzun sürmez.
 

Sitenizin arama motorlarında tıklanma oranını arttırmak online büyüme ve varolan konumu koruma açısından büyük önem taşımaktadır. Sitenizin arama sonuçlarında görünme sıklığı arttıkça, en tıklanılan ve imrenilen site olma durumunuz da artar. O halde, sitenizin arama motorlarında görünme durumunu nasıl arttırabilirsiniz? Bunun bir yolu, arama motorlarında belli aramalarda yer almak için sponsorluk ücreti ödemektir. Bu metodun başarılı olması için belli bir miktar bütçe ve zaman ayırmak gerekiyor. Sitenizin aranma potansiyelini arttırmak için yine de bazı gelişmiş teknikler uygulayabilirsiniz.
 
1-      Kullanıcı dostu programlama yapabilirisiniz. Arama motorlarının tek hedefi tıklanma sayısını arttırmaktır, çünkü daha çok tıklanmak, daha çok para demektir. Tıklama işlemini insanlar yapar. Dolayısıyla kullanıcı dostu demek, arama motoru dostu demekle aynı anlama gelir. Sitenizin kullanıcı dostu olarak geliştirmek birincil önceliğe sahip olursa, bu aynı zamanda sitenizi arama motorları için de optimize etmenizi sağlar. Sitenizi kullanıcılar için en uygun okunurlukta olacak şekilde programlayın. Sitenizde mümkün mertebe(mesela ana menünüzde veya linklerinizde) resimden çok yazı kullanın. Resim kullandığınız zamanlardaysa, kullanıcıya yardımcı olmak amacıyla resimlerinize uygun ve açıklayıcı alt metinler yazmayı unutmayın. Arama motorlarının ana metin ve alt metin olarak yazdığınız şeyleri indekslediğini unutmayın.
2-      Kendinize hedeflediğiniz anahtar kelimeleri liste haline getirin. Belki bu durum size biraz pisişik güçlerinizin olması gerektiği izlenimi verebilir ama kullanıcıların zihnine girebilmek önemli bir basamaktır. Kullanıcıların sitenizi bulmak için hangi kelimeleri kullanabileceklerini tahmin etmelisiniz. Oluşturduğunuz anahtar kelime listeniz endüstriyle ilişkili kelimeleri ve kendi hizmet alanınızla ilgili klişe sözleri de içermeli. İşin içinde olmayan bir insanın sitenizde sunduklarınızı işin içinden olan insanlara nasıl anlatabilecekleri üzerine düşünün. Google AdWords-Yahoo Search Marketing gibi sitelerden de anahtar kelime seçimleri konusunda yardım alabilirsiniz. Bu servisler size tıklanma sayısını öğrenmek, bütçe önerisinde bulunmak ve alternatif anahtar kelimeler bulmak konusunda yardımcı olacaktır. Verilen öneriler güncel arama motoru kullanımını baz aldıkları için size muhteşem fikirler sunacaklardır. Ayrıca hiçbir ücret ödemeden bu sitelerin test etme hizmetini de kullanabilirsiniz.
3-      Google site navigasyonunun devamlılığını sağlamak gerekir. Arama motorları kullanıcıların sonuç sayfasındaki tıklamaları arasında geçen süreleri takip ederler. Yani bir kullanıcı sizin sitenizde arama sayfasına tekrar geri dönmeden önce uzun zaman geçirmişse, arama motoru sitenizin önerilen anahtar kelime açısından faydalı olduğu kanısına varır. Bu da sitenizin yüksek bir rank almanısını sağlar. Bu nedenle navigasyon yapınızın kullanıcıya istediği şeylere nasıl ulaşacağını anlaşılır bir şekilde göstermesi gereklidir. 3-Click kuralını biliyoruz fakat bir kullanıcı aradığı bilgileri kolay yönlendirmelerle sizin sitenizde bulabiliyorsa tıklamaya devam edecektir.
4-      Sitenize anlamlı sayfa başlıkları ekleyin. Her bir sayfanıza sayfa içeriğine uygun özel başlıklar ekleyin, genel bir başlık vermekten kaçının. Arama motorları sitenizin her sayfasını incelediği için, ziyaretçilerin aradığı sayfa sadece ana sayfanız olmayabilir. Sayfalara verdiğiniz başlıkların sayfa içerikleriyle alakalı olmasına dikkat ediniz. SEO uzmanları, sayfa başlıklarınızın anahtar kelimeleri barındırmasını tavsiye ederler. Kullanıcı merkezli bir yaklaşımla, kısa ve anlamlı başlıklar kullanıcı tarafından kolayca anlaşılabilir. Hedeflediğiniz anahtar kelimelerle aranan siz olursunuz.
5-      Kaliteli sayfa tariflerinde bulunun. Meta tag’ları kullanarak sayfanıza kısa açıklamalar ekleyebilirsiniz. Pek çok arama motoru bu meta tag’ları arama sayfasında sayfa başlığının altındaki açıklama olarak kullanmaktadır. Eğer sayfanızda meta tag’ları yer almıyorsa, bu duurmda arama motoru sayfanızdaki ilk birkaç satır metni açıklama metni olarak seçer. Sonuç olarak Meta tag’ları size arama motoru sonuç sayfasında siteniz gözükürken potansiyel ziyaretçinizi kontrol edebilme olanağı sağlar.
6-      Optimize edilmiş içeriğe odaklanın. SEO hakkındaki bütün ipucu ve hilelere bakmaksızın, arama motoru sıralamanızı yükseltmenin en etkili yolu kaliteli içerik geliştirmektir. Sitenizin kodlarını yazarken, oluşturmuş olduğunuz anahtar kelime listesindeki kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz. Verdiğiniz bilgiler mantıklı ve kullanıcı tarafından rahat anlaşılır olmalıdır. Unutmayın kullanıcılar genellikle istedikleri bilgiye yönelik kısa açıklamaları okurlar ve gerisini atlarlar. Bu nedenle sayfanızın üst kısmının yakınına metin girişi yapınız. Sayfayı alta kaydırmadan kıymetli bilgi vermeyiniz fakat yine de arama motorlarının dikkatini çekecek kelimelere yer veriniz. Mesela bültenlerde yer alan başlıklar okurlar tarafından daha anlaşılabilirdir. Text olarak belirtilmiş linkler de içeriğinizdeki anahtar kelimelere ilgiyi toplayarak, ziyaretçinin sitenizdeki diğer sayfaları da dolaşmasını sağlar.
 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ihbar merkezi, en fazla şikayet edilen internet sitelerini açıkladı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) bünyesinde hizmet veren Bilgi İhbar Merkezine, en fazla internet sitelerindeki "müstehcen" içeriklerle ilgili şikayet geldiği bildirildi. Müstehcenliği fuhuş ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar izledi.
TİB yetkililerinden alınan bilgilere göre, TİB bünyesinde 2007 yılında kurulan Bilgi İhbar Merkezinin ilgi alanına "katalog suçlar" olarak tanımlanan, "intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu/uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ve temini, Atatürk aleyhine işlenen suçlar" gibi konular giriyor.
Vatandaşların, telefon, SMS ve e-posta aracılığıyla ihbarlar yaptığı Bilgi İhbar Merkezine, 2011 yılında vatandaşlar ve ilgili kurumlardan 207 bin 550 ihbar geldiği belirtildi. Gelen ihbarların yüzde 78'inin "müstehcenlik" içeren sitelerle ilgili olduğu kaydedildi.
İhbarların dağılımı Müstehcenliği, fuhuş ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar takip ediyor. Vatandaşlar genel olarak pornografik içeren sitelerle kumar suçu işlendiği iddia edilen siteleri merkeze şikayet ediyor. 2011 yılındaki "katalog suçlarla" ilgili ihbarların sayısal dağılımı ise şu şekilde oluştu:
Müstehcenlik: 120 bin 437
Fuhuş: 13 bin 619
Atatürk aleyhine işlenen suçlar: 8 bin 300
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama: 6 bin 733
Çocukların cinsel istismarı: 3 bin 494
Sağlık için tehlikeli madde temini: bin 144
İntihara yönlendirme: 643
Uyuşturucu/uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma: 119
Katalog suçlar dışındaki ihbarlar: 53 bin 61
İhbarlar İlgili Kurumlara İletiliyor
Aile sorunlarından çocukların ödevleriyle ilgili konular başta olmak üzere internet ortamına yönelik tüm sorunlar, merkez aracılığıyla TİB'e ulaştırılıyor. Yapılan ön inceleme sonrası diğer kurum ve kuruluşları ilgilendirdiği değerlendirilen ihbarlar, ilgili yerlere iletiliyor. Yapılan bir ihbarın kategorisinin belirlenmesi, kaydedilmesi, değerlendirilmesi ve teknik analizinden sonra öz denetim çerçevesinde içeriği barındıran siteyle elektronik bilgilendirme yapılıyor.
Bu sistem aracılığıyla, yaklaşık 100 bin içeriğin, erişim engelleme işlemine gerek kalmadan ilgili site sahipleri veya moderatörleri tarafından çıkartıldığı belirtildi. Erişim engelleme işleminin, son çare olarak başvurulan bir yöntem olduğu kaydedildi.
Hayvan Dövüştürme ve Sahte İlaç da Var
Merkezin asıl ilgi alanının "katalog suçlar" olmasına rağmen, vatandaşlar tarafından "kişisel hakaret", "terör", "hayvan dövüştürme", "kontör dolandırıcılığı", "sahte ilaç iddiası" gibi çok farklı konularda da şikayetler geldiği ifade edildi.
İnternet kullanıcılarının, katalog suçlar kapsamında gördükleri internet içerikleriyle ilgili ihbarlarını, söz konusu web adresini ve uzantısını (URL) tam ve eksiksiz olarak yazıp, "ihbarweb.org.tr" elektronik posta adresine ve 0312 582 82 82 telefon numarasına yapabilecekleri kaydedildi.
Ayrıca, ihbarların, tüm operatörlerden kısa mesaj yoluyla "1199" numaralı mesaj servisi aracılığıyla da yapılabileceği belirtildi.
 

İnsan kaynakları yöneticileri, işe alım sürecinde adayların geçmişine dönük aramalar yapıyor ve sosyal medyaya bakma anlayışı giderek yaygınlık kazanıyor. Yetkililer, bu iletişim kanallarına bakarak adayların kötü alışkanlıkları, arkadaş çevreleriyle kurdukları diyalog gibi kritik unsurları irdeliyor. Bu amaca yönelik hizmetler veren internet şirketleri birer ikişer açılıyor. Bu şirketler, kişilerin geçmişte internette paylaştıkları ve hatta sildikleri verileri bile kurumsal müşterilerine sağlayabiliyor.
Sosyal medyanın salt bir eğlence aracı olarak kullanılması dönemi sona erdi. Kullanıcıların sosyal medyada sergiledikleri davranışlar, artık işe alımlarda kritik bir unsur olarak karşılarına çıkabiliyor. Bu nedenle, Facebook, LinkedIn ve Twitter gibi ağları kullananların buralarda paylaştıklarına daha özen göstermeleri gerekebilir.
İnsan kaynakları yöneticilerinin, işe alım sürecinde adayların geçmişine dönük aramalarda sosyal medyaya bakma anlayışı giderek yaygınlık kazanıyor. Yetkililer, bu iletişim kanallarına bakarak adayların uyuşturucu, cinsel taciz, alkol kullanımı, arkadaş çevreleriyle kurdukları diyalog gibi kritik unsurları irdeliyor. Bu amaca yönelik hizmetler veren internet şirketleri birer ikişer açılıyor. Bu şirketler, kişilerin geçmişte internette paylaştıklarını ve hatta sildiklerini bile kurumsal müşterilerine sağlayabiliyor.
 Sosyal medya danışmanlık hizmeti veren Morber Marketing Group Kurucusu Jeannine Morber, bireylerin kendileriyle ilgili bilgileri saklamalarının gelinen nokta itibariyle imkansız olduğuna dikkati çekiyor. İş arayanların da benzer şekilde potansiyel işverenleri hakkında araştırma yapabileceklerini belirten Morber, online arşivleri tarayabilmenin birkaç tuşa dokunmayla halledilebildiğini hatırlatıyor.
 Kullanıcıların sosyal medya aktivitelerine bakmak herhangi bir hukuka aykırılık teşkil etmiyor. Bu nedenle ABD'de şirketler işe alım süreçlerine sosyal medya takibini de ekliyor. Amerikan yasaları, iş verenlerin; cinsiyet, ırk, din, tabiyet, yaş, sakatlık gibi unsurları işe almama nedeni olarak kullanamayacağını hükme bağlıyor.
 Kaynak: www.turk.internet.com
 

Son zamanlarda sosyal medya ve Google organik arama opzimizasyonu konusuna bütünsel bir yaklaşım söz konusudur. Konunun daha iyi anlaşılması için sosyal medya ve arama dostu pazarlama programlarının yapımı üzerine aşağıdaki başlıklardan bahsetmek daha iyi olacaktır:
Sosyal Medya Arama Pazarını Nasıl Etkiliyor?
Bu soru sosyal medya ve SEO pazarlamasını konusundaki kilit sorudur. Bu ikisi bir elmanın iki yarısı mıdır, yoksa tam tersi iki ayrı konu mudur? Bunun cevabı, kullanıcıların davranış ve internetle ilgili değişen gelecek beklentilerinde gizlidir. Sosyal medya pazarına ilginin artması, arama motoru pazarıyla ilgili kişilerin de sosyal medyaya olan ilgisini arttırıyor.
Arama yapanların beklentileri değişti.
Kullanıcılar artık sadece aradıkları şeyle ilgili bilgiyi bulmak istemiyorlar. İnsanlar sosyal web üzerinden iletişim kurdukça ve interaktif paylaşımlar yaptıkça, buldukları sonucun da sosyal web ile etkileşimli olmasını bekliyorlar.
Arama yapan kullanıcılar her zaman kendilerine faydalı buldukları siteleri bookmark ile favorilerine kaydederler. Bookmark şimdi sosyal bir paylaşım haline geldi ve arama yapan kullanıcılar beğendikleri siteleri paylaşıp birbirlerine tavsiye ediyorlar. Bu şekilde sosyal erişimli web uygulamalarının büyümesi, tüketicilerin yaptıkları aramaların sosyal entegrasyonlu olma yolundaki beklentilerini daha çok arttırıyor.
Diğer bir açıdan, standart arama yapma araçlarına göre, insanlar sosyal medyayı bir konuda bilgi bulmak için daha az kullanıyorlar.  İnsanlar resmi olarak gönderilen pazarlama mesajlarına itimat etmiyorlar fakat bir ürünü alıp denemiş insanların düşünce paylaşımları ve tavsiyeleri daha çok ilgilerini çekiyor. Pazarlamacılar bu durumu tabi ki farkına varıp e-ticaret sitelerine sahte yorumlar yazmaya başladılar.
Arama yapan kullanıcının beklentileri sosyal medya açısından SEO çalışmalarını nasıl etkiler?
Anahtar kelimeler ve linkler, SEO’nun içerik optimizasyonu için kullandığı tek taktik değil. Kullanılabilirlik, tüketicinin site içeriklerini kaydetmesini, paylaşmasını kolaylaştırıyor ve etkileşimli içerikler artan sosyal beklentiyi karşılıyor.
Pek  çok firma zengin medya içerikli ve sosyal medya araçlarını da kullanarak online reklam verebilmektedir. Linkler eklenebilmekte ve dolayısıyla reklamı gören pek çok kişi yorum yapabilmekte ve paylaşabilmektedir. Metin bazlı reklamlarda bu pek pratik bir yol değildir fakat video ve grafik bazlı reklamlar bu açıdan göz önünde bulundurulabilir.
Arama Yapma ve Sosyal Medya İçeriği Farkı
İnsanların  arama yaparken harcadıkları zaman ile sosyal medyayla harcadıkları zaman karşılaştırmasını anlamak önemlidir. Arama yapan kullanıcının karşılanmamış bir ihtiyacı veya çözülmeye ihtiyaç duyduğu bir sorunu vardır ve bu nedenle arama motorunda bir takım sorgular gerçekleştiriyordur.
Sosyal medyayla harcanan zaman aynı fikirde olan paylaşım ve öneri arayan insanların etkileşim kurdukları pek çok iletişim tipini içerir. Daha önce de söylediğimiz gibi resmi yolla yapılan reklamlar insanları çok fazla etkilemez, bu nedenle pazarlamacılar kullanıcıyla daha ilintili reklamlar yapma yoluna giderler; fakat her zaman durum böyle değildir. Sosyal topluluklara yatırılan zaman, Twitter, Facebook yada LinkedIn olmasına bakmaksızın, etkileşimin kalitesi güven üzerine kuruludur ki bunu online reklamlara uygulamanın zor olduğunu hepimiz biliyoruz.
Pazarlamacılar Sosyal Medya çalışmalarını nasıl iyileştirebilirler?
Etkin sosyal reklam daha az pazarlama mesajı içerir. Daha çok bir içerik gibidir. Düşündüğünüzde bu durum reklamcılıkta veya direk pazarlamada yeni bir şey değil. TV reklamları veya direkt mail pazarlama zaten yıllardır popüler. Pazarlamacılar ve reklamcılar için online pazarlama direkt pazarlama kanalı olarak yer etmiş durumda. Kampanyalar düzenlemek yerine, henüz mesajlarını iletmenin farklı yollarını bulmanın veya bir topluluk oluşturmanın faydalarını anlayamıyorlar.
Sosyal medya paylaşımı site içeriklerinin farklı bir ortamda yer almasını sağlamakla kalmıyor, sosyal pazarlamacılar, sosyal topluluklar için önemli olan içerik, link ve tag analizlerini de göz önünde bulundurup bu ihtiyaçları karşılayacak nitelikte içerikler oluşturuyorlar. Oluşturulan içerik sosyal web aramaları ve SEO çalışmalarına da yardımcı olacak nitelikte oluyor.
Sosyal Medya Pazarlamada SEO’nun İtme ve Çekme Etkisi
İletişim ve buzz etkisi oluşturan sosyal medya çalışmaları reklamla benzer etki oluşturarak anahtar kelime sorgusunu da etkileyebiliyor ve  bu durum arama trafiğini tetikleyebiliyor.
Sosyal web ortamlarında, harika bir fikir çok çabuk bir şekilde yayılabilir ve insanları daha resmi aramalar yapmaları için yönlendirebilir. Sosyal medya ortamlarında yeni bir konseptin kışkırtma etkisi, faydalı bilgiler sağlayabilir ve konu hakkında tartışmaların oluşmasına sebep olur. Çekme etkisi ise insanların konu üzerine daha çok araştırma yapma durumundan kaynaklanır.
İtme ve çekme etkisi bazen de pazarlamacılar tarafından oluşturulmuş içerik ve sosyal medya pazarlama kaynaklı tartışmaları içererek, arama sonuçlarındaki sıralamayı arttırıcı etki yapar. Sosyal erişimli içerik oluşturmak marka, ürün ve firma bazlı anahtar kelime sorgusuna izin verir ve bunların hepsini aynı sorguda elde etmeyi sağlar. Bu tür çalışmalar pazarlamacıların sosyal topluluklar arasındaki dağıtım kanallarını etkin hale getirir.
 

Türkiye’de, internet kullanıcı sayısının son 10 yılda 2 milyondan 35 milyona yükselerek %1750 arttı. Bu artışın temelinde  Türklerin interneti farklı amaçlar için de kullanmasının yattığını söylemek doğru olacaktır. 
IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırmasına göre, internet kullanıcıları her geçen gün daha fazla büyüyen ve gelişen internet mecrası üzerinden haberleri takip ediyor, kaçırdığı dizileri izliyor ve radyo dinliyor. Online medyanın kullanıcı sayısı, her geçen gün artarken TV ve gazetelerin internet üzerinden takip edilmesi reyting hesaplarını da zorlaştırıyor.
IAB Türkiye için Gemius-Ipsos tarafından yürütülen İnternet Ölçümleme Araştırması, Türkiye'de 12 yaş üzerinde 24.913.169 internet kullanıcısını raporluyor.
Erkekler televizyonu internetten takip ediyor!
İnternet kullanıcı sayısının her geçen gün hızla artmasının yanında, artık kullanıcılar TV'yi internetten takip ediyor. TV'yi internetten izleyen takipçiler reyting hesaplamayı zorlaştırıyor. İnternet üzerinden TV izleyenlerin yüzde 60,91'i erkeklerden, yüzde 39,09'u ise kadınlardan oluşuyor.
Araştırmaya göre; internetten TV izleme oranlarının yaşlara göre dağılımı şöyle: Yüzde 14,13'ü 15-17 yaş aralığında, yüzde 30,91'i 18-24 yaş aralığında, yüzde 29,37'si 25-34 yaş aralığında, yüzde 16,31'i 35-44 yaş aralığında, yüzde 7, 07'si 45-54 yaş aralığında ve yüzde 2,20'si 55 yaş ve üzerinde.
Gazete satın almak yerine haberleri internetten okuyoruz.
IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması'na göre, geleneksel medya gün geçtikçe yerini online medyaya bırakıyor. Günümüzde internetten gazete ve haber okuyanların yüzde 45,03'ü kadınlardan, yüzde 54,97'si de erkeklerden oluşuyor. Türkiye'de internetten gazete ve haber okuyanların yaşlara göre dağılımına bakıldığında yüzde 10,67'sinin 15-17 yaş aralığında, yüzde 27,63'ünün 18-24 yaş aralığında, yüzde 31,03'ünün 25-34 yaş aralığında, yüzde 18,21'inin 35-44 yaş aralığında, yüzde 9,45'i nin 45-54 yaş aralığında ve yüzde 3,02'sinin 55 yaş ve üzerinde olduğu görülüyor.
Radyoyu internetten dinliyoruz
TV ve gazetenin yanı sıra artık radyo da internet üzerinden dinleniyor. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 48,32'si ve erkeklerin yüzde 51,68'i radyoyu internetten dinliyor. Radyoyu internet üzerinden dinleyenlerin yüzde 10,80'i 15-17 yaş, yüzde 33,94'ü 18-24 yaş, yüzde 31,47'si 25-34 yaş, yüzde 16,33'ü 35-44 yaş, yüzde 6,41'i 45-54 yaş aralığındaki ve yüzde 1,06'sı 55 yaş ve üzerindeki internet kullanıcılarından oluşuyor.
 

Blog sayfası oluşturmak arama motorlarındaki en büyük etki olarak gözüküyor. Çünkü her yeni blog makale yayınladığınızda yeni bir web sayfası oluşturur. Arama motorlarında dizine eklenir. Blog sayfalarında yapılan hatalar ise tam aksi yönde sizin arama motorlarında gerilemenize sebep olabilir bu yüzden bu hataları sizler için listeledik.
Blog sayfanızı sub domain olarak yayınlamayın.
Blog sayfanızı sitenizin altında bir sayfa olarak yayınlarsanız bu seo açısından yararlı olacaktır.
Blog yazılarınızda kullanıcılara öğretici ve geliştirici yazılar ekleyin
Blog yazılarınızı paylaşırken urunleriniz hakkında yazılar dışında kullanıcıya egitici ve sektorünüz alanında yaptıgınız yenilikleri ve gelişimlerden bahsedin. Blog sayfanızın kullanımında daha verimli ve kullanıcıları sitede tutma adına başarılı olacaktır.

Blog yazılarınızı seyrek ve tutatarsız bir şekilde eklemeyin
Google sitenizi her ziyaret ettiğinde tekrar aynı içeriği görüyorsa sitede bir hareketlilik algılamıyorsa sitenize uğramayacaktır. Sitenizi güncel tutuyorsanız, Google sitenizden hiç çıkmaz, çünkü Google her ziyaretinde siteyi farklı görüyor. Buna bağlı olarak sizin sitenizi dizininde üst sıralara taşıyor. Kısacası 2 gunde en az 1 tane içerik ekleyin. Veya günlük 2-3 yazı ekleyin.

İçeriklerinize çeşitlilik katın
Aynı tür içerik sunan monoton sıkıcı yazılarınızdan vazgeçin. Blogunuzda insanları tutmak istiyorsanız tek tip yazı monotonlugundan vazgeçin, onlarında yorum yapabilmesi beyin fırtınası yapmasına izin verin blog okuyucularınızla iletişim halinde olun. Blogunuzda çeşitlilik katması açısından sizlere bir kaç öneri.
Yazınızla ilgili grafikler yayınlayın
Blog yazınızla ilgili ses klipleri, röportajlar yayınlayın
Karikatürler
Konu ile ilgili kaynak kitaplar
Videolar(görüşmeler, screenshot, eğlence, komik videolar, haber videoları vs.)
Bu tür içerikler sizi sadece tek tip yazı içeriğinden kurtaracaktır blog okularınıza daha faydalı ve etkileyici yazılar sunamanızı sağlayacaktır. 
Kullanıcılarla blog sayfanızda iletişim halinde olun
Bir kokteyl veya partiye gittiğinizde konuşma yapan kişi saatlerce konuşup dinleyicilerin de fikirlerine konuşmalarına izin vermediğinde ne kadar sıkıcı ve bunaltıcı bir ortam olur değil mi? Blog sayfamızı da bu şekilde düşünebiliriz. Sadece yazılarımızı paylaşıp tek yönlü konuşma yapmak kullanıcılara bunaltıcı gelebilir. Bu yüzden blog kullanıcılarımızla sürekli diyalog kurma açısından onların da yorumlarına ve paylaşımlarına izin vermemiz gerekir.

Seo için blog çalışmaları
Blog sayfanızda yazı yazmak seo için vazgeçilmez bir maddedir. Bu yazıları seo açısından kendi lehinize çevirmek için Google'da çıkarmak isteğiniz keywordleri yazınızda sık kullanarak o kelimelere link verebilirsiniz.
 

Sosyal medya ağları her ne kadar kullanıcılar için ücretsiz olsa da bu ağlar aynı zamanda çok ciddi iş modellerine sahip. Sosyal medya ağları büyüklüklerine göre bazen binlerce kişiye iş imkânı sağlıyor. Bu sosyal ağların en büyüklerinden biri ise Facebook. Başta Facebook olmak üzere sosyal ağların temel gelir modelleri nedir merak ediyor musunuz?
Facebook, geçen yılki gelirinin yüzde 85'ini reklamlardan kazanmış. ABD'deki sanalreklam sektörünün de yüzde 28'ine hakim. Onu, Twitter izliyor. Sosyal medya ağları kullanıcılara ücretsiz olsa da sahipleri için büyük bir gelir kaynağı.
Son yıllarda milyonlarca insanın iletişim biçimini değiştiren en önemli araç nedir diye bir tartışma başlatsak çoğumuzun vereceği cevap muhtemelen 'sosyal medya' olacaktır. Üstelik büyük ihtimalle bu tartışmayı yine Facebook veya Twitter gibi bir sosyal medya ağında yapıyor olacağız.
Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre dünya üzerinde internet kullanımında harcanan zamanın yüzde yirmi ikisi sosyal medyaya ayrılıyor. Sosyal medyanın hızla yaygınlaşmasını sağlayan en önemli özelliklerden biri ise ücretsiz olmaları. Böylece kullanıcılar sayısız kişiyle yazı, resim veya video paylaşımı yapmaya imkan buluyor.
Bundan 11 yıl önce Harvard Üniversitesi'nin yurdunda üniversite öğrencileri için kurulan Facebook, Mayıs 2012'de beklentilerin oldukça üzerinde bir fiyattan halka açılmış ve ABD'de gerçekleşen en büyük üçüncü halka arz olarak tarihe geçmişti.
Facebook'un halka arz için verdiği bilgilere göre şirketin 2010 yılı cirosu 1,97 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2011 yılı cirosu ise 3,7 milyar dolar, net kârı ise 1 milyar dolar.
Facebook'un bu muazzam gelirinin en büyük sebebi kullanıcı sayısının fazlalığı ve aktifliği. 850 milyona yaklaşan üye sayısına sahip Facebook eğer bir ülke olsaydı Çin ve Hindistan'dan sonra üçüncü en kalabalık ülke olurdu. Ayrıca Facebook kullanıcılarının yarıdan fazlası hesaplarını günlük olarak kontrol ediyor. 250 milyondan fazla kullanıcı, Facebook hesabına cep telefonlarından erişim sağlıyor.
Peki Facebook ve benzeri ücretsiz sosyal medya ağları bu işten nasıl para kazanıyorlar? Aslında işin mantığı basit iki temele dayanıyor; kullanıcı sayısını olabildiğince çoğaltmak, bu kullanıcıların sosyal ağları aktif ve düzenli bir şekilde kullanmasına teşvik etmek. Bunun sonucunda sosyal ağlar, kullanıcılar tarafından oluşturulan muazzam bilgi yığınını ve sosyal ağda oluşan toplulukların etkinliğini kullanarak farklı iş modelleri oluşturuyorlar. Bu iş modellerinin en önemli parçası risk sermayesi ve reklam gelirleri. Bunun yanında birkaç unsur daha var.
Girişim ve cesaret sermayesi
Risk sermayesi, bir buluşun gerçekleşmesi için yatırılan paraya verilen addır. Aynı zamanda girişim ve cesaret sermayesi olarak da adlandırılan bu sermaye türü yeni girişimcilerin en büyük gelir kaynağıdır. Risk sermayesi ile bir sermayedar ileride büyüme potansiyeli olduğuna inandığı bir şirkete ya ortak olur ya da o şirketi satın alır. Böylece projesi için finansman arayan girişimciler, risk almaya hazır ve yeni fikirleri destekleyen sermayedarlarla buluşmuş olur. Facebook, Twitter, Foursquare gibi yeni şirketleri bir güce ulaştıran en önemli gelir kaynağı risk sermayesidir.
Ülkesine göre reklam
Sosyal ağların en önemli gelir kaynağı reklamdır. Örneğin Facebook'un 2011 yılındaki gelirinin yüzde 85'i, yani 3 milyar dolardan fazlası reklama dayalı gelirlerden oluşmaktadır. ComScore'a göre Facebook ABD sanal reklam sektörünün yüzde 28'ine hakim. Facebook'un kullanıcı sayısının 1 milyar 366milyon, İnstagram ve Twitter'ın kullanıcı sayısının ise 300 milyona yaklaştığını düşündüğümüzde bu ağların ne kadar önemli bir reklam platformu olduğunu anlamak mümkün. Üstelik bu sosyal ağlarda kullanıcıların kişisel tercihlerine, ülkelerine, dillerine, internet kullanım alışkanlıklarına, siyasî ve dinî görüşlerine göre reklam yapma imkânı var.
Sanal Oyunlar
Candy Crush, Farmville veya Mafia Wars gibi oyunlar sosyal ağların bir diğer önemli gelir kaynağı. İlk etapta ücretsiz olarak sunulan bu oyunlarda kullanıcılar, bölümler ilerledikçe bazı sanal ürünleri satın alabiliyorlar. Bu sektör öylesine büyük ki Facebook'un 2011 cirosunun yüzde 12'si sanal oyunlardan elde ettiği gelirlerden oluşuyor. Candy Crush oyununun geliştiricisi King Digital Entertainment, 2015'de sürpriz bir şekilde 5,9 milyar dolar gibi rekor fiyata Activision tarafından satın alındı.
Ücretli üyelikler
Bazı sosyal ağlar tamamen ücretsiz olsa da bazıları kullanıcılarına ücretli üyelik imkânı da sunuyor. Bu üyeliklerin ücretsiz kullanıcılara göre bazı avantajları oluyor. Ücretli üyelik imkânı sunan LinkedIN bunun en önemli örneklerinden.
Özellikle Twitter'ın kullandığı bu yöntemle şirketler belirli bir ücret karşılığında tweetlerinin en üstte görünmesini sağlıyorlar. Twitter ayrıca bazı konuları günün en çok konuşulan konuları (trending topic) arasına alabiliyor. Böylece parayı veren Twitter'da gündemin en üstüne oturmuş oluyor.
Sponsor mesajları
Özellikle Twitter'ın kullandığı bu yöntemle şirketler belirli bir ücret karşılığında tweetlerinin en üstte görünmesini sağlıyorlar. Twitter ayrıca bazı konuları günün en çok konuşulan konuları (trending topic) arasına alabiliyor. Böylece parayı veren Twitter'da gündemin en üstüne oturmuş oluyor.
 

Facebook, internet ortamında farklı özellikteki milyonlarca kullanıcıyı buluşturan ve her geçen gün biraz daha kalabalıklaşan bir sosyal ağ. İleride bazı sorunlar yaşamamak için adı sanal olsada aslında ilişkilerin sanal olmadığı bu yerde bazı görgü kurallarına uyulması gerekmektedir. Psikoterapist Mehtap KAYAOĞLU'nun derlediği kurallardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz.
 
İnsanlar toplum içinde bir arada yaşamak zorunda oldukları gibi, internet ortamındaki paylaşım ağlarında da bir arada yazışmak zorundalar. O halde bu alanda pek çok nezaket kuralına uymak zorunda olduğumuzu kabul etmek zorundayız.
 
Yazışmalarda iyimser ve hoşgörülü olmalıyız.
Olgun/kibar kişiliğe sahip olmak için çaba göstermeliyiz.
Katılmadığımız, eleştirmek istediğimiz durumlar için doğru kelimeleri, nazik ifadeleri tercih etmeliyiz.
Yeni moda olan etiketle hediye kazan tarzındaki sanal seyyar satıcılık oyunlarına gelmemeliyiz. (Bazı apartmanların girişlerinde hala yazıyor: Seyyar satıcılar ve dilenciler giremez! İnternet dünyasının seyyar satıcısı olmayalım.)
Küfür, hakaret içerikli cümleler kullanmamalıyız. İtirazlarımızı, medeni tarzda dile getirmeye gayret etmeliyiz.
Göstermek istediğimiz resim, videoları, kendi profilimizden paylaşmalıyız. Önümüze gelen herkesi etiketlememeliyiz. Birinin evine girip, onun eşyalarının yerini değiştirmek neyse, Facebook'da da etiketlemek aynıdır, unutmamalıyız.
Eleştirileri yerinde ve zamanında yapmalıyız.
Özelimize girmeye çalışan konuşmalardan uzak durmalıyız. Kibarca uyarı yapmalıyız.
Hoşumuza gitmeyen etiketlemeleri yapan kişileri listemizden çıkarmalıyız.
Hoşunuza gitmeyen eleştiri aldığınız kişileri ciddiye alıp cevap yazmayınız. Yazışmaları karşılıklı tartışmalara çevirmeyiniz.
Gerektiğinde özür dilemesini bilmeliyiz. Çünkü karşımızdaki insan!
Uygun olmayan kaba, saygısız şakalar yapmaktan kaçınmalıyız.
Herkese açık sanal ortamlarımızda kullandığımız resimlerin seçimine dikkat etmeliyiz.
Kıyafet, bir anlamda dış dünyamızdaki kendi hakkımızda tavsiye mektubudur. Nasıl birisi olduğumuzu, kimliğimizi temsil eder. Sokakta giyinemeyeceğimiz tür giysilerle çekilmiş fotoğraflarımızı internet ortamında kullanmayalım.
İnsanların yanlış anlamasına vesile olacak kavgacı, tahrik edici, sinir edici ifadeleri kullanmamaya özen göstermeliyiz.
Aksi görünüm verecek resim, cümle ve sözlerden kaçınmalıyız.
Muhatabın düzeyine göre konuşulmalı, argo içeren ifadelerden kaçınılmalı.
Yeni tanıştığımız kişilere karşı mesafeli davranalım. Kim olduğunu bilmeden iki günde can ciğer kuzu sarması olunmaz! Aman dikkat diyelim.
Muhatabımıza konuşma hakkı vermeyi unutmayalım.
Her tanıştığımız kişiye kendimiz ve sorunlarımız hakkında bilgi vermeyelim. Dertleşmek için yakınımızdan insanlar seçelim. Yoksa uzmanlara gidelim.
Adı sanal olan bu alemin aslında sanal olmadığını, etten kemikten insanlarca kullanıldığını unutmayalım. Karşımızdakini tanımıyor olabiliriz ama hepimiz kendimizi tanıyoruz. Her gün aynada kendimizi görüyoruz. Kendimize yakışmayacak hiçbir davranışı, internet ortamında yapmayalım. Adabı muaşerete en fazla bu ortamda ihtiyaç var…bir kez daha hatırlayalım…
 

SEO, arama motoru optimizasyonu, google, bing, yandex, yahoo gibi arama motorlarının işleyişini göz önünde bulundurarak oluşmuş bir tür internet pazarlama şeklidir. Bu tür stratejiler, insanların internete girdiklerinde nerelere göz attıklarını ve aradıkları şeye ulaşmak için arama motorlarına ne tür kelimeler yazmayı tercih ettiklerini saptamaya çalışırlar. Bu tür stratejiler insanların ulaşmak istedikleri sonucları ararken hangi arama motorlarını sıklıkla kullanmayı tercih ettikleri konusunu da ele alırlar ve detaylı sonuçlar ortaya koyarlar.
Bir siteyi optimize etmek demek, o sitenin, içeriği kadar, daha fazla HTML düzenlemesine ve kodlama yardımına da ihtiyacı var demektir. Bu düzenleme size, kullanıcıların kullandıkları anahtar kelimelerle daha ilintili bir web sitesi elde etmenizi sağlar. Ve bazı arama motorlarında var olan engelleri de aşar.
Bir diğer yöntem ise, sitenin back-linklerini arttırarak trafiği arttırmak ve sitenin bu şekilde yükselişe geçmesini sağlamaktır. Arama motoru optimizasyonu genellikle dizayn yada sitenin gelişim süreçlerine bakmaz, HTML’ye bakar. Html2'de yapılan değişiklikler arama motorlarındaki sıralamanızı yükselişe geçirebilir. Bir siteyi yaparken, arama motoru dostu temple’lar ve yazılımlar kullanmanız sitenizin sıralaması açısından daha iyi bir tercih olacaktır.

Bir web sitesini hazırlarken bunu bir plan ve proje çerçevesinde gerçekleştirmelisiniz.
Bunlar genel olarak aşağıdaki kriterleri içeriyor:
Hedef kitle planlaması
Bir web sitesi hazırlarken hedef kitle düşünülerek ziyaretçilerin web sitesindeki ihtiyaçları, nasıl zaman geçirebileceği ve web sitesinin ziyaretçilere ne gibi katkılarda bulunabileceği planlanmalıdır. Tam olarak hedef kitle kimlerden oluşuyorsa buna göre bir tasarım ve içerik planı gerçekleştirilmelidir.
Dil seçimi
Dil seçimi bir web sitesinde projeye en uygun hangi web programlama dilinin tercih edileceğidir. Bu sayede projedeki her ihtiyaca çözüm, hız ve esneklik sağlanabilir.
Erişilebilirlik ve Kullanılabilirlik
Erişilebilirlik ve kullanılabilirlik bir web sitesinde olmazsa olmaz kriterlerdir. Bu kriterler web sitesinin alt sayfalara erişilebilirliği ve anlaşılabilirliğini oluşturur.
Güvenilirlik
Güvenilir bir web sitesi daha kaliteli içerik ve ziyaretçiye sahip sitedir. Bu kriterde internet kullanıcıları ile olacak iletişimde güven sağlayabilmek için erişilebilirlik, kullanılabilirlik ve görsellik gibi kriterlere dikkat edilmelidir.
Görsellik
Görsellik bir web sitesinin kendisini yansıtır. Bu kriterde güvenilirlik kurallarına dikkat etmek gerekir. Daha sade, güvenilir ve gözü yormayan projenin amacına uygun görsellikler tercih edilmelidir.
Yerleşim planı
Yerleşim planı ziyaretçilerin size olan güvenini arttırmak için önemlidir. Yanlış yerleşimler ziyaretçilerin sitenize bir daha gelmemesine neden olabilir. Bu kriterde içeriğin, menülerin, reklamların ve üyelik girişi gibi modüllerin tam olarak nerede olması gerektiği hesaplanır.
Hız
Hız en önemli kriterlerden biridir. Internet kullanıcılarının bir web sitesinde uzun süre kalması ve web sitesine tekrar geri dönmesi için sitenin hızlı ve stabil çalışması sağlamalıdır. Bunun için dil ve altyapı seçimi planlanmalıdır.
Altyapı seçimi
Altyapı seçimi bir web sitesinin dil seçimi ve hedef kitlesine göre hangi sunucuda barınacağıdır. Burada dikkat edilmesi gereken noktalar tahmini hedef kitle sayısı ve sitede tercih edilen web teknolojileridir.
Güncellenebilirlik
Bir web sitesinin ne kadar çok güncellenebilir olması ziyaretçi geri dönüşlerinin o kadar çok olması anlamına gelir. Kaliteli ziyaretçi çekebilme, ziyaretçilerin sürekliliği ve yerine göre arama motorlarındaki rekabet için önemli bir kriterdir.
 

Web siteleri kodlanırken bir çok kodlama türü kullanılmaktadır. Web tasarım kodlarının temelini html kodları oluşturmaktadır. Bu kodlama mantığını destekleyen asp,php,java,css,xml ve daha bir çok kodlama türleri web site yapımında sizlere imkanlar sunmaktadır.
Dinamik siteler, e ticaret, portal siteleri oluşturmanız için bu kodlama türlerini kullanmanız gerekmektedir. Güzel bir web sitesi oluşturmak istiyorsanız kodlama dillerine hakim olmalısınız.
 

Web tasarım çalışmalarını kolaylaştırmak üzere geliştirilen programlar ve bu porgramlara bağlı web tasarım araçları sizlerin internet site yaparken işlerinizi kolaylaştırma açısından önemlidir. Bu programların kısaca özelliklerini ve amaçlarını tanıtalım.
Adobe bu konuda ileri seviyede web tasarım programlarına öncülük edecek programlar piyasaya çıkarttı. Görsel olarak güzel bir site hazırlamanız web tasarım kriterlerine uygun olarak sitenizi kodlamanız ve daha birçok iyileştirme için sizlere yardımcı web tasarım programları sunuyor.
Bu web tasarım programları ;
Adobe Photoshop
Bu program sadece web tasarım alanında deil birçok resim ve çizim işleriyle uğraşan insanlar tarafından kullanılan bir programdır.Photoshop grafik ve fotoğraflarınızı isteğinize göre düzenlemenizi sağlayan programdır. Dünyaca tanınan bu web tasarım programı isteğinize göre çizim yapıp web sitenize dilediğiniz çizgileri katmanıza’da yardımcı olur.
Photoshop kullanmamızın bize kattığı faydalardan bazıları ise internet dünyasında reklamlar,tanıtımlar,siteler duyurular ve daha birçok temeli tasarım ve dizayn’a bağlı planlar ve projeler hazırlanmaktadır. Burda bizim amacımız insanların dikkatini en etkili şekilde kendimize nasıl çekebiliriz olmalıdır. Bu da bizim web sitelerimizde insanlarla kurduğumuz görsel iletişimi ön plana çıkararak onlara web sitemizdeki ürünlerimizi içeriğimizi en etkili şekilde sunmamızı sağlar. Örneğin bir banner tasarımı yaparken photoshop bize çok çeşitli imkanlar sunar güzel ve dikkat çekiçi bir banner insanların ilgisini artıracaktır.
Adobe Dreamweaver
Web sayfaları çoğunlukla html kodlama yöntemiyle oluşturulur.Herhangi bir web sayfasına bakılınca anlayamacapınız kodlar gözükür bu kodlar normal bir metin belgesi ile de yazılabilir bu çok zor ve karmaşık olur. Dreamweaver bize bu konuda çok yardımcı oluyor.
Bu dreamweaver html editörü web tasarım yaparken görsel olarak kodlarımızı kolayca ekleyip web sitemizi oluşturmasını sağlar.Bu görsel eklemeler sonucunda ise web tasarım programı olan dreamweaver bu görselleri arka planda bize html döküman halinde sunar. Web tasarım programı olarak kullanılan kodlamada bize kolaylıklar sağlayan dreamweaver en basitinden profesyoneline kadar bir çok kişinin kullandığı web programlama aracıdır.
Adobe Flash
Bu web tasarım programı ile animasyonlu haraketli web siteleri yapmanız mümkün. Buna bağlı olarak mevcut bulunan web sitelerine küçük flash eklentileri yapabilrisiniz. Bu sitenizi estetik açıdan zengin gösterecektir. Fakat çoğu tarayıcı veya pc lerde flash player eklentisi mevcut olmadığından veya internet erişim hızları çok yüksek hızlarda olmadığından full flash siteler önemini yitirmektedir.
 

Web tabanlı çalışmalarda temel literatür kavramlarının bir çoğu ingilizcedir. Aşağıdaki yazımızda sizlere alfabetik olarak bir çok kavramı açıklıyoruz.
 
Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)
Web sitenizin arama motorları ile uyumlu hale getirilmesi ve hedef kategorilerde web sitenizin, mümkün olan en üst sıralara çıkarılması için uygulanan bir dizi işleme verilen addır.
 
ASP
ASP (Active server page) Microsoft’un geliştirdiği sunucu tabanlı bir programlama dilidir. ASP sayesinde ziyaretçiyle etkileşimli ve veritabanıyla işleyen siteler yaratmak mümkündür. Örneğin ASP kullanarak sitenizde ziyaretçi defteri veya anket gibi uygulamalar gerçekleştirebilirsiniz.
 
ASP, VBScript veya JScript dillerinde yazılır ve HTML ile iç içe kullanılabilir. ASP sayfaları çalışmak için Microsoft’un IIS web sunucuna ihtiyaç duyar.
ASP’ye benzer diğer programlama dilleri PHP, Perl, ColdFusion, TCL ve JSP’dir.
 
Backup
Backup’ın Türkçesi “yedeklemek”tir. Bilgisayar veya sunucudaki dosyaların, veritabanlarının, yedeğini alma işlemine BackUp denir. BackUp işlemi sistem sorunlarında veya olası donanım problemlerinde bilgisayardaki verilerin kaybolmaması için yapılır.
Çoğu hosting firması sistem sorunlarında müşterilerinin verilerinin kaybolmaması için düzenli olarak serverlarındaki bilgilerin backuplarını almaktadır.
 
Bandwidth
Bandwidth, Türkçe’si bant genişliği, kullanılan sistem veya cihazın calıştığı frekans bölgesinin genişligini ifade eden değerdir. Kısaca bandwidth sitenizin anlık veya toplamda harcayabileceği data tranferi limitini gösterir.
 
CGI
CGI (Common Gateway Interface) bir web sunucusunun aynı makinadaki programlarla ve o programların web sunucusuyla olan iletişimlerini düzenleyen kurallara verilen addır.
CGI programlarları genellikle web sunucusundan aldıkları bir veriyle işlem yapar; veriyi e-posta olarak bir adrese yollamak veya veriyi veritabanına kaydetmek gibi.
CGI scriptleri CGI arayüzünü kullanan küçük programlardır. CGI, Perl vs. gibi bir programlama dili değil, bir web sunucunun verilerle işlem yapmasını sağlayan bir arayüzdür.
 
Co-location
Bir web sunucusunu yüksek hızda internet erişimi, güvenlik, yedekleme ve teknik destek gibi hizmetleri sağlayabilecek bir Network Operasyon Merkezinde barındırmaktır. Kiralık sunucudan farkı, müşterinin hem yazılımları hem de donanımı kontrol etmesidir. Co-location hizmeti alan bir makinaya müşterinin erişimi internet üzerinden bir kontrol paneli sayesinde sağlanır.
 
ColdFusion
ColdFusion advanced web programcılarının kullandığı bir programlama dilidir. Ms Access, dBASE, FoxPro ve Paradox veritabanlarıyla uyumlu olarak çalışabilir.
 
CSS
CSS görsellik dilidir.Belgelerin, arka planlarını, renklerini, kenarlıklarını ve gölgelendirmeleri gibi hayati görsellik birimlerini sağlar. Opaklık, matlık, parlaklık gibi diğer birimler ile sayfa yapısına destek verir
 
Database server (Veritabanı sunucusu)
Database server, spesifik olarak veritabanı işlemleri için ayarları yapılmış web sunucusudur. Genellikle yüksek işlem gücü gerektiren, e-commerce tarzı, sistemler için tercih edilir.
 
Dedicated server (Kiralık sunucu) 
Kiralık sunucu, sadece bir müşteri için ayrılmış web sunucusudur. Normal (shared) hostinde yüzlerce site aynı sunucuda barındırılırken Kiralık sunucular sadece bir müşteriye hizmet eder.
Co-location’dan farkı müşteri kendi donanımını sağlamak zorunda değildir. Donanım hosting firması tarafından sağlanır.
 
Domain Name (Alan adı)
Alan adı, bir web sitesinin internetteki adıdır. Alan adı noktayla ayrılmış iki bölümden oluştur. Birinci bölüm sitenin adını (örn: biltektasarım), noktadan sonraki ikinci bölüm ise (örn: .net) alan adının uzantısını oluşturur.
.com .net .org .com. tr ve bunun gibi yüzlerce alan adı uzantısı mevcuttur.
 
E-commerce
Türkçe’si elektornik ticarettir. İnternet üzerinden alım-satım hizmeti veren sitelerin gelen adıdır.

FTP
FTP (File transfer protocol) bir web sunucusuna dosya göndermenin veya sunucuda bulunan dosyaları bilgisayarınıza aktarmanın en kolay yoludur. TCP/IP protokolunu kullanan bir uygulamadır.
FTP yapabilmek için genellikle FTP programları kullanılır. (CuteFTP, LeechFTP vs..)
 
Frontpage Extension
FrontPage web sayfası yaratma programının sunduğu hazır web-botları olan sayfa içinde arama, sayfa sayacı vs.. özelliklerin websitenize entegre edilebilmesini sağlar.
 
Hosting
Hosting (aynı zamanda web hosting ve barındırma olarak da adlandırılmaktadır), bir ya da daha fazla web sayfasının ilgili tüm materyallerinin (sayfalar, resimler, kodlar vs.) barındırılması, yayınlanması ve korunmasını sağlama işine verilen global bir isimdir.
 
HTTP
HTTP (HyperText Transport Protocol) hypertext dosyalarının internet üzerinden gönderilmesini / yayınlanmasını düzenleyen protokoldür.
 
HTML (Hyper Text Markup Language)
İnternet üzerinde web sayfası oluşturmak için kullanılan bir betik dilidir. HTML dosyalarının aktarımı için HTTP (Hyper Text Transfer Protocol) kullanılır. HTML dosyaları sunucu bilgisayarın sabit diskinde .html ya da .htm uzantısı ile saklanır.HTML web tasarımın temelini oluşturmaktadır.
 
IIS
IIS (Microsoft Internet Information Server) Windows NT Server 4 ve Windows 2000 Server’la birlikte gelen Microsoft’un web sunucusudur.
 
JSP
JSP (Java Server Pages), Java Servlet teknolojisinin bir uzantısıdır. HTML ve sunucu taraflı Java progamlarının birlikte çalışmasını sağlar. JSP sayfaları .jsp uzantısı taşır.
 
Managed Server
Hosting sağlayıcınızın barındırdıkları size ait sunucunun bakım ve alt yapısını üstlenmesine denir. Hosting sağlayıcınız sizinle birlikte çalışarak sunucunuzda istediğiniz konfigurasyonun düzenli ve verimli olarak çalışmasını sağlar.
 
MySQL
MySQL çok hızlı ve sağlam bir ilişkisel veritabanı yönetim sistemidir (RDBMS). Bir veritabanı, her tür veriyi saklamayı,aramayı,ayırmayı ve elde etmeyi sağlar. MySQL sunucusu, verilerinize erişimi kontrol ederken çok sayıda kullanıcının aynı anda üzerinde çalışmasını ve hızlı erişimini sağlar. Ayrıca aynı anda sadece yetkili kullanıcıların erişim sahibi olmalarını güvence altına alır.
PHP ile birleştiğinde üyelik sistemlerinden tutun arama motorlarına, binlerce öğrencinin notlarının webte tutulmasına kadar bir çok projeyi gerçekleştirebilmenize olanak tanır.
Çoğu Unix tabanlı hosting planı MySQL desteği vermektedir.
 
MS Access Database
Microsoft’un göreceli olarak küçük ve az miktardaki veriyi saklamak için MS Office paketinde sunduğu veritabanı uygulamasıdır. Genellikle ASP programlama dilinde verileri saklamak için kullanılan veritabanı türüdür.
 
MS SQL Server
Microsoft’un yüksek işlem kapasiteli veritabanı sunucusudur. Büyük miktardaki verileri çok hızlı şekilde derleyen, yüksek ziyaretçi potansiyeli olan siteler için uygun bir sunucu çözümdür.
 
NameServer
Alan adlarını IP adreslerine çeviren birime verilen addır.
 
Network
Birden fazla bilgisayarın birbirine bağlanarak, sistem kaynaklarını birlikte kullandıkları bigisayar ağıdır. Birden fazla network bir araya geldiğinde ise buna Internet denir.
 
ODBC
ODBC (Open Database Connectivity), birden fazla veritabanı formatını destekleyen (örnek: Access, dBase, DB2, Excel vs.), ve bu veritabanlarına web sayfanızdan ulaşmanızı sağlayan bir standarttır.
 
PHP
PHP, kaynak kodu açık, sunucu tabanlı bir programlama dilidir. İnteratkif ve statik olmayan, bir veritabanına bağlanabilen web siteleri programlamak için kullanılır. PHP kodları HTML içine gömülerek çalışabilir. PHP sayfaları .php veya .php3 uzantısını taşır. Bu programlama dili C ve Java’yla benzerlik gösterir.
 
PERL
Açık kodlu, sintax bakımından C programlama diline benzeyen bir programlama dilidir. Çoğunlukla CGI scritplerinin programlamasında kullanılır.
 
Reseller
Reseller, web hosting hizmeti sağlayan ama kendi data centerı olmayan firmalara verilen addır. Genellikle diğer büyük firmaların datacenterlarını kullanarak web hosting hizmeti sağlarlar. Data center veya sunucu kendilerinin olmamasına rağmen, sunucuya erişim yetkileri çok yüksektir.
 
Shell account
Unix sunucularda bulunan, web hosting hizmeti alan müşterinin web sayfası içeriğini Telnet üzerinden değiştirebilmesine yarayan özelliktir.
 
SSL
SSL (Secure Sockets Layer), web sayfası üzerinden gönderilen bilgileri şifreleyerek güvenli olarak transferini sağlar. Genellikle e-ticaret veya online satış yapan sitelerde kredi kartıyla ödeme işlemleri sırasında, kredi kartı bilgilerinin güvenliği için kullanılır.
 
Static IP
Static, yani değişmeyen IP web sitenizine ait sabit kalan bir IP adresidir. Bu adres, alan adınız dışında web sitenize ikinci bir erişim imkanı sağlar.
 
Statistics
Web sayfasının günlük, aylık, tekil ve çoğul ziyaretçi istatistiklerini tutan programdır. Genellikle size sitenize hangi sayfadan ulaşıldığı, ziyaretçinin bilgisayarının konfigurasyonu gibi ek bilgiler de sunar.
 
Telnet
Telnet iki bilgisayarı birbirine bağlamak için kullanılır. Sizin uzaktaki bir bilgasayara bağlanarak, o bilgisayar üzerinde yetkiniz dahilinde dilediğiniz işlemi yapmanıza olanak tanır.
 
UNIX
Genellikle web sunucularında kullanılan bir işletim sistemidir. Veritabanları tutmak, web sayfaları yayınlamak gibi işlemler için kullanılır. IRIX (SGI), Solaris (Sun) gibi varyasyonları ve bunlardan türemiş Linux, Apple OSX gibi çeşitleri vardır.
 
UPS
UPS (Uninterruptible Power Supply), web sunucusunu bir elektrik kesintisinde çalışır durumda tutmak ve daha sonra güvenli bir biçimde kapatmak için kullanılan, sunucuya bir kaç dakika yetecek kadar elektrik enerjisi sağlayan aygıttır. Ani elektrik kesintilerinde veya voltaj değişikliklerinde yaşanabilecek sistem sorunlarını ve veri kaybınını önlemek için kullanılır.
 
URL (Uniform Resource Locator):
Web adreslerinin resmi ismi URL’dir. Her Web sayfası sadece kendine ait özel bir URL’ye sahiptir.
 
Virtual Hosting
Bir web sunucusunun bölümlere ayrılarak, her bölümün birbirinden bağımsız, kiralık sunucuymuşcasına çalışmasına olanak sağlayan hosting çeşitidir. Shared hostingden farkı, müşterisine sunucusu üzerinde çok daha fazla kontrol imkanı sağlamasıdır.
 
XHTML ( Extensible Hyper Text Markup Language)
Temel anlamda XHTML, HTML’nin eksiklerini tamamlamak için tasarlanmış bir web standartıdır. XHTML bir web standartı olarak ilk defa 26 Ocak 2000 tarihinde, W3C tarafından kabul edilmiştir. XHTML, HTML dilini ortadan kaldırmaz. HTML dilini daha düzenli ve yapısal hale getirir. XHTML ile hazırlanan bir web sayfası tüm tarayıcılarda sorunsuz olarak çalışır.
 

Günümüzde sosyal medya siteleri hiç kuşkusuz hayatımızın büyük bir bölümünü kaplıyor. Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya sayfalarında milyonlarca kullanıcı aktif olarak paylaşım yapıp her gün bu siteleri ziyaret ediyor. Milyarlarca dolar değerindeki bu sosyal paylaşım ağları gün geçtikçe büyümekte ve gitgide internette daha aktif rol oynamakta. İnsanlar günde ortalama bir buçuk dakikada bir sosyal medya hesaplarını kontrol ediyor. Bu da sosyal medyanın gücünü gözler önüne seriyor.
Bir çok sosyal medya sitesi aynı zamanda bir çok yeni açılmış web sitesinin reklamını yapmakta. Günde milyonlarca kişinin uğradığı web siteleri kuşkusuz reklam için çok uygun ortamlar sağlıyor. Sosyal medyanın yaygın olmadığı dönemlerde SMS’ler ve e-mailler ile web site tanıtmaktaydı. Bu durum sosyal medya hesapları kadar etkili sonuç vermiyordu. Görsel olarak kendini fark ettiren sosyal medya reklamları bu konuda öne geçti.  Sosyal medya ağlarında reklamı yapılmış bir web sitesi bir gün içerisinde bile binlerce kişiye ulaşabilir. Sitenizi kolayca tanıtabilir, günlük ziyaretçi sayısını çok yüksek seviyelere çıkartabilirsiniz. Sosyal medya üzerinden kampanyalarınızı, indirimlerinizi reklam olarak yayımlayarak hem daha ekonomik hem daha aktif bir pazarlama stratejisi yürütmüş olursunuz.
Sadece reklam vermekle işler bitmiyor. Reklam verdikten sonra sürecin doğru yürütülmesi de çok önemli bir konu. Yanlış reklam politikası hem sitenizin yanlış tanıtılmasına hem de kaynaklarınızın boşa harcanmasına neden olabilir.
Bütün bunların yanında sitenize Facebook Connect gibi eklentiler ekleyerek sosyal medyanın gücünü kullanabilirsiniz. Sitenizi ziyaret edip üye olmak isteyen ziyaretçilerinize hiç vakit kaybettirmeden sosyal medya hesaplarıyla üye yapabilirsiniz. Yine Facebook Connect gibi Facebook Like gibi eklentileri sayfanıza ekleyebilirsiniz. Ziyaretçiler bu tür eklentileri kullanarak sayfanızı kendi sosyal medya hesaplarında kolayca paylaşabilir.
 

Web tasarım sanıldığından daha zor bir iştir. Web sitesinin tasarım süreci, ardından içeriklerin eklenmesi, arayıcı optimizasyonu gibi işlemler uzun ve yorucu bir süreçtir. Her ne kadar bu süreç uzun ve yorucu olsa da son derece gereklidir. Her ne kadar iyi tasarlanmış da olsa daha sonrasında web sitesinin sunumu ve pazarlanması da ayrıntılı bir çalışma gerektirir.  Bu çalışmaların sonucunda her geliştirici web sitesinin başarısını görmek ister. Kullanımı kolay, responsive olan ve SEO çalışması yapılmış web siteleri başarıya çok yakındır. Bütün bu süreçlerin yanında tarayıcı uyumu da web sitesinin başarısı için olmazsa olmazdır.
Peki neden farklı tarayıcılarla uyumlu tasarımlar yapmalıyız?
Günümüzde çoğu teknoloji günden güne değişmekte. Tarayıcılar da bu değişimden etkilenmekte. Chrome, Internet Explorer, Mozilla Firefox, Opera gibi bir çok web tarayıcısı hem mobil platformlarda hem bilgisayarlarda hizmet vermekte. Her geçen gün yeni bir güncelleme ve sürümle karşı karşımıza çıkmaktalar. Bu durum da tasarımcıların dikkat etmesi gereken önemli konulardan. Yapılan her sayfa, her tarayıcıdan farklı şekilde yorumlanacağı için farklı sonuçlar verebilir. Örneğin Google Chrome üzerinde çok iyi sonuçlar veren bir web sayfası, Mozilla Firefox üzerinde uyumsuzluklar nedeniyle çok kötü bir görünümle karşımıza çıkabilir. Google Chrome’un eski versiyonlarında sorunsuz görüntülenen bir web sitesi, yeni versiyonlarda sorun oluşturabilir. Bu tür durumlar ziyaretçi sayısını düşürüp sitenizin arama motorlarında alt sıralarda görüntülenmesine neden olabilir. En önemlisi onca emeğin boşa gitmesi demektir.
Bu nedenle sayfaların farklı tarayıcılarda doğru şekilde görüntülenmesi tasarım süreçlerinin en önemli unsurlarından biridir. Geliştirme esnasında mutlaka farklı tarayıcılarla test edilmesi gerekir. Tarayıcılarda uyumluluk konusu, web tasarımı ve sitenizde başarı için en az responsive tasarım ve seo çalışmaları kadar önemli bir konudur.
 

Mobil teknolojilerin hayatımıza girmesi hayatımızda önemli değişiklikleri de beraberinde getirdi. Özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerin basit kullanımı insanların ilgisini çekti. Evde, okulda, sokakta, iş yerinde kısacası istediğimiz her yerde kullanabildiğimiz mobil cihazlar çok kısa süre içinde bilişim dünyasında büyük bir piyasa yarattı. Milyarlarca dolar değere sahip firmalar, yeni mobil trendler hayatımıza girdi. İnsanlar istedikler yerden banka işlemlerini yapmaktan tutun da bulundukları konuma yemek siparişi ve taksi çağırmaya kadar bir çok yeniliğe kavuştular. Bu büyük kullanım kolaylığının yarattığı ortam web tasarım ve web programcılığı alanında da büyük değişikliklere neden oldu. Kullanımın mobil platformlara kayması yeni teknolojilerin doğmasına, web tasarımcıların ve web programcılarının da bu teknolojiler üzerinde çalışmasına neden oldu. Özellikle kullanıcıların en çok dikkat ettiği şey olan mobil tasarımlar üzerinde durulması gereken başı başına bir unsur oldu.
Peki mobil platformlar bu kadar hayatımızın içindeyken mobil web tasarımının geleceği nasıl olacak? Çoğu geliştiricinin ve kullanıcının aklına gelen ilk sorulardan biri bu. Mobil tasarım kuşkusuz kullanıcıların en çok önem verdiği unsurlardan biri. Gün geçtikçe yeni çıkan teknolojilere, ihtiyaçlara ve yeni trendlere göre mobil tasarım konusu da şekil alıyor. Mobil platform tasarımcıları yaptıkları işlerle gerek devletten, gerekse kurumlardan büyük destek görüp, yatırım alabiliyor. Bu durum, piyasadaki hareketlilikle birleşince mobil tasarım konusunda da büyük bir rekabet yaratıyor. Font seçimi, renkler, animasyonlar, platformlar arası uyumluluk vb konular mobil tasarım konusunun en önemli unsurlarından sadece bazıları. Mobil tasarımda güncelliği yakalamak için bu unsurların takibi tasarımcılar için büyük önem arz ediyor.
Kuşkusuz web siteleri kurumların pazarlama ve sunum stratejilerinin başında gelen en önemli unsurlardan beri. Mobil tasarımın gücü bir çok farklı iş alanında kendini gösteriyor.
Günümüzün koşullarına ayak uydurmak isteyen kurumlar mobil platformlara uygun olarak da ürünlerini pazarlamaya başladılar. Kullanıcı profiline ve satış stratejilerine göre mobil tasarımlarını şekillendiren kurumlar bu durumdan büyük fayda sağlayabiliyorlar. Mobil tasarımın gücünü gören kurumlar ve girişimciler mobil platformlarda her gün farklı tasarımlarla karşımıza çıkıyorlar. Mobil tasarımla çok uzun bir süre hayatımızdaki önemini koruyacak gibi gözüküyor.
 

Günümüz dünyasında sosyal medyanın şahıslardan firmalara, organizasyonlardan etkinliklere kadar tüm kuruluşları en yakından ilgilendiren platform olduğunu biliyoruz. İnternet, ulaşabildiği kitle bakımından onlara hitap etmek için en önemli araç olduğundan; küçük ve büyük ayırt etmeden tüm firmaların son on yılda en büyük yatırımları internet üzerine yapmış olmaları şaşırtıcı bir gelişme değil.
En Önemli Yaratıcılık, Talep Yaratmaktır
Bir reklamın, bir sunumun veya bir gösterinin temelinde sunulan konunun kitleler üzerinde olumlu etki yaratması beklentisi yatar. Bu sebeple tüm bunların detaylı ve özgün şekilde hazırlanması oldukça önemlidir. Günümüzde isim fark etmeksizin her firmanın kendilerine ait birer web sitesi olduğundan, müşteriye ulaşacak ilk izlenimi fazlasıyla profesyonel olduğu kadar, beklenmeyecek kadar yaratıcı şekilde vermeye çalışırlar. Sektörde sayısız rakibi bulunan bir firmanın dahi yapabileceği ufak bir yenilik veya küçük bir tasarım, kullanıcının ilgisini çekmeyi başarabilir. Bunun farkında olan firmalar, kendi web tasarımları için alanlarında uzman ekipler oluşturmuş ve var olandan farklı şeyler denemişlerdir.
Kesintisiz Etkileşim
Web tasarımının ardından oluşturulan sitelerin en önemli niteliklerinden biri de, kitleler ile gün boyunca kesintisiz şekilde etkileşim sağlayabilmesidir. Dolayısıyla potansiyelin üstüne çıkma oranı her zaman daha yükseklerdedir. İnternet, toplulukların en karma ve en yoğun olduğu platform olduğundan; tek bir kitleye hitap eden bir proje dahi bir anda beklemediğiniz kadar çok sayıya ulaşabilir. Bundan dolayı işletmenizi tanıtma yolunda en özgün ve aynı zamanda en detaylı, en sade fakat en yaratıcı tasarımı kullanmak önemlidir. Küçük işletmelerin bütçelerine uygun şekilde en geniş kitleye hitap eden ve en az maliyetli reklam seçeneği, kesinlikle web kaynaklarıdır. Bir müşteriyi tek bir hata kaybedebilirken, var olana getirdiğiniz tek bir yenilik dahi kitleleri size kazandırabilir.
 

İnternet sitesi kuran ve bu sitenin hedeflenen belli amaçlara hızlı bir şekilde ulaşmasını isteyen pek çok site sahibi, yapabilecekleri ilk iş olarak önlerine arama motorlarında iyi bir konuma sahip olmayı ve bu sayede ziyaretçi akışı konusunda rakiplerinden daha avantajlı bir konuma gelmeyi koyuyor. Özellikle sürekli güncel içeriğe sahip bir siteye sahip olmak, bu sitenini Google tarafından hak ettiği konuma getirilebilmesi için yapılacak bazı kodlama düzenlemeleri ve içerik yerleşimi konusunda dikkat edilmesi gerekenlerin hepsi de bizi bir şekilde arama motoru optimizasyonu olarak adlandırılan işlemler bütününe, yani SEO’ya götürüyor.
SEO’nun tam olarak uygulanabileceğinin göstergesi olan işlemler, ancak Google’ın kendi içerisinde belirlediği ancak bir türlü dışarıya tamamını açıklamadığı ilkeler üzerinden yürümekte. Bunu tam olarak açıklamasa bile sitesi üzerinden belli başlı dikkat edilmesi gerekenlere dair bir liste yayınlayan Google, böylece web sitesi sahiplerine de uyulması gereken bir yol haritası çıkartmış oluyor.
Ancak bu haritayı doğru bir şekilde okuyabilmek, yön bulmak ve gerektiğinde pek de fazla bilinmeyen noktalara temas etmek her SEO’cunun ya da firmanın yapabileceği bir işlem değil. Dolayısıyla SEO hizmeti almak istiyorsanız bu alanda birlikte yürüyeceğiniz firmayı ve kişileri iyi bir şekilde seçmeli, ciddiyeti elden bırakmamalısınız.
İyi bir SEO çalışması, daha öncesinde bu konuda başarıya ulaşmış, hedeflenen siteleri hedeflenen noktalara getirmiş -ya da bu hedefler oldukça uçuk bir şekilde belirlendiyse oldukça yaklaştırmış- olan firmalar tarafından uygulanabilir. Firmalar sitelerin genel yapısını, nasıl düzenlenmeleri ve hangi yönlerine ağırlık verilmesi gerektiğini bilerek, tüm hamlelerini geçmiş tecrübelerini de gözönünde bulundurarak yaparlar.
Biltek Tasarım olarak geçmiş dönemde verdiğimiz arama motoru optimizasyonu hizmetlerini de referans alarak sizlere hizmet sunmaya ve sitelerinizi hakettikleri noktaya taşımaya hazırız
 

İnternet üzerinden ticaret yapmak, sipariş almak ve taleplere gereken cevabı vererek ihtiyaçları karşılamak, özellikle 2005 ve sonrasında yavaş yavaş gelişen e-ticaret işlerinin odak noktası haline gelmiş durumda. İster bir teknolojik ürün satışı olsun, ister her yerde bulunmayan, orijinal bir ürünün pazarlamasını yapıyor olun, isterseniz de marketiniz aracılığıyla gıda ve diğer temel ihtiyaçları karşılama yoluna gidin, karşınıza mutlaka bu yolun sonunda bir e-ticaret gerçeği çıkacaktır.
İnternetin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelişmesi ve bunun e-ticaretin önlenemeyen yükselişine sebep olduğu gerçeklerine gözümüzü kapatamayacağımıza göre, bundan faydalanmak, buna göre ticarette konum almak ve en sonunda da kazançlarımızı yaşanan gelişmelere göre revize etmek gerekmekte. Bu yüzden kurulu bir dükkanınız varsa ve işler yolunda gidiyorsa dahi, e-ticaret portallarına dair bilgi almanızı ve bu sektöre ilişkin profesyonel danışmanlık hizmeti talep etmenizi ısrarla önermekteyiz.
E-ticarete atılan dükkan sahiplerinin, diğerlerine kıyasla uzun vadede daha çok kazanacağını düşündüğümüzü söylemiştik. Peki bunu alelade bir e-ticaret konseptiyle ya da tasarımıyla yapmak mümkün müdür? Kesinlikle hayır. Ara sıra ufak tefek istisnaları çıksa dahi, bu tarz amatör girişimler çoğu zaman zarar etmeye ve batmaya mahkum kalmaktadır.
Bu yüzden e-ticaret işine girişmeden önce profesyonel bir web tasarımı ve web kodlama hizmeti almanız, bu konuda size danışmanlık yapan şirketle ve personelleriyle sürekli görüşmeniz ve sitenizde olması gerekenlere dair isteklerinizi ifade etmeniz gerekmektedir. Tasarım ve kodlama meselelerinin de dışında, sitenize hit kazandırabilecek sosyal medya danışmanlığı ve arama motoru optimizasyonu gibi destek hizmetleri de almanız, sizlere hızlı bir yükseliş sağlayacak ve tüm bu proje içerisinde yapacağınız yatırımın geri dönüşlerini daha stabil bir şekilde alabilmenize yardımcı olacaktır.
 

İnternet teknolojisi, günden güne insanlar için daha da hayati bir hale gelmekte. Bunun günlük hayatımız içerisindeki doğrudan karşılığı ise çoğu zaman akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve elbette ki tüm bunların etrafını çevirmiş olan 3G, Wi-Fi bağlantıları ve –özellikle de son zamanlarda ortaya çıkarak güncelliğini korumaya devam eden- bulut bilişim sistemleri olmakta.
Tüm bu gelişmelerin odağında olan ve belli başlı ihtiyaçları karşılamak üzere kurulmuş, belirli amaçlar doğrultusunda inşa edilmiş işletmeler de internetin gelişiminden nasibini almış durumdadır. İnternet sitesi kurmak yönündeki ihtiyaç (ve hatta kanuni bir zorunluluk halini almış olan durum) bizi bu konuda en iyisini ve en güzelini yapmak yönünde zorlamakta.
Peki şirketinizin neden bir web sitesi olmalı? Dilerseniz kısaca bunun faydalarından bahsedelim.
İşletmenizin web sitesi, sadece yasal bir zorunluluk olduğu için birkaç basit sayfa birbirine bağlanarak da yapılabilir. Kuşkusuz ki bu yapılabilecek en kolay ve uğraşsız çalışma halidir. Ancak, biraz daha emek harcayarak (ya da doğru firmayla çalışıp işi web tasarımı uzmanına bırakarak) aynı şekilde ziyaretçilerinize oldukça kapsamlı bir rehber de sunulabilir ve böylelikle kurum tanıtımı olabildiğince geniş kitlelere ulaştırılmış olur. Bu sayede ülkemizde bulunan yüzbinlerce, hatta milyonlarca internet kullanıcısını da fazladan reklam masrafına girmeden kucaklamış ve siteniz üzerinden işletmeniz hakkında bilgi almasına bir fırsat sağlamış olursunuz.
Telefonla ve firmanızda bulunan personelle yüzyüze görüşme imkanı bulanların dışında, firmanıza dair sorular soran ve bunlara yönelik aldığı cevaplar doğrultusunda sizinle çalışıp çalışmamaya karar verecek olan kişiler, yine internet üzerinden ilgili departmanlara ulaşabilir, sorularına hızlı cevaplar alabilirler. Bu sayede iş hacminin büyümesine de bir fırsat tanınmış olur, aynı zamanda firmanıza dair olası bir yanlış algının da hızlıca düzeltilmesine imkan tanınır.
 

Web tasarım, çoğu zaman konuya dair bilgisi olmayan kişilere korkutucu görünen bir tanım. Kodlamalar, grafikler, tüm bunların düzenlenmesi ve en sonunda da ortaya göze hoş görünen, kaliteli bir yapımın ortaya çıkartılması fikri, her ne kadar sonuç olarak başarılı addedilse de, bu yolun sonuna ulaşılıncaya kadar talep eden kişinin belli başlı çekincelerinin de ortaya çıkmasına sebep olur.
Oysa ki bazı ana sorunlar ortadan kaldırılırsa bu sürecin zor ve korkutucu bir halde olması bir yana, keyif veren bir yapıya bürünmesi hiç de zor değil. Yeter ki biz doğru seçimleri yapalım ve bu süreç içerisinde de ne istediğimizi bilelim.
Peki siteniz için web tasarımı yaptırırken nelere dikkat etmeli, hangi adımları daha dikkatli bir şekilde atmalısınız? Buna dair birkaç ufak öneride bulunmak istiyoruz.
Öncelikle profesyonel firmalarla çalışmak ve bu konuda ısrarcı olmak, yapabileceğiniz en karlı iştir diyebiliriz. Bireylerin ya da referansı olmayan, alanına yeni giriş yapmış amatör şirketlerin bu işe el atması, en sonunda fiyaskoyla sonuçlanabilir ve hem enerjinizin, hem de paranızın boşa gittiği hissiyatı sizi olumsuz bir şekilde etkileyebilir.
Bunun haricinde, web tasarım işlerini yapan firmalarla görüşürken isteklerinizi açık ve net bir şekilde belirtmeniz, buna bağlı olarak fiyat teklifleri almanız da önemlidir. Aynı zamanda talepleriniz doğrultusunda yapılacak bir web tasarım işleminin ortalama ne kadar vakit alacağını bilmek, bu işe bel bağlamış kişiler olarak en doğal hakkınızdır.
Yazımızın bir bölümünde referanstan bahsetmiştik. Bunu tekrarlayalım: referans her şeydir. Mutlu ve olumlu sonuç almış müşterilerin, gerçekten sağlam referansların ve kurumsal kimliğin bulunduğu yerlerle çalışmak, sizleri çok daha huzurlu hissettirecek, ayrıca yapılan işin kalitesini ve ciddiyetini de önemli ölçüde etkileyecektir.
 

Oldukça büyük bir derya olarak görülen ve günden güne etki alanlarını daha da fazla genişletmeye başlayan internet, tıptan teknolojiye, akademiden sosyal hayata ve kültür sanat faaliyetlerine kadar pek çok farklı alanda etkisini hissettiriyor ve insanların birbirileriyle iletişim kurmasının, bilgi akışının sağlanmasının da öncülüğünü üstleniyor.
Bu kadar geniş bir bilgi akışının ve veri transferinin olduğu bir yerde, elbette ki kurumsal kimlikle bulunmak hayati bir önem taşımakta. Şirketlerin internete gerekli önemi vermesi -ve hatta bazı büyük şirketlerin sırf bununla ilgili departmanlar oluşturması da- işin ciddiyetini ne boyuta ulaştığının bir göstergesi. En yalın haliyle söyleyecek olursak, Google’da ve sosyal medya sitelerinde bulunmadıkça, internette adınızın olumlu bir şekilde görünür olması neredeyse imkansız.
Bir web sitesi oluşturmak ve bunun mümkün olduğunca titiz bir şekilde hayata geçirilmesini sağlamak ise, şirketinizin kurumsal kimliğini internet alanında tanıtmak ve etki alanını genişletmek adına atabileceğiniz adımlar arasında yer alıyor. Daha sonrasında sosyal medya bağlantılarıyla ve çeşitli sac ayaklarıyla güçlendirilebilecek olan bu site, sizin internetteki kurumsallığınızın adresi haline gelecek bir ana omurga olarak da nitelendirilebilir.
Bu kurumsallığı ve kaliteyi en iyi şekilde yansıtabilmek için ise profesyonel firmalarla çalışmak, onların proje hazırlaması için belli başlı taleplerde bulunmak ve bu projelere kendi isteklerinizi de dahil ederek, ortaya en sonunda hibrit bir proje çıkmasını sağlamak gerekmekte. Profesyonel bir web tasarımı firmasının elinin değdiği web sitesinde başarısızlık oranı, amatör bir yapıma göre çok çok daha azdır. Aynı zamanda size ayırdığınız bütçenin ve ödemesini yaptığınız paranın da gerçek anlamda değerini bulduğunu hissettirerek, uzun vadeli çalışmalarınız için en iyi adımı attığınızı da görmenizi sağlar.
İnternet alanında aktif ve kurumsal bir kimlik istiyorsanız, profesyonel firmalar mutlak surette tek tercihiniz olmalı.
 

Reklamcılık sektöründe yeni bir çağ açıldı. İnternetin yaşadığı bu büyü değişim ve gelişim ile birlikte mobil mecraların da gelişmesi bizlere yeniden tanım yapmayı gerektiriyor. Medya ve reklam planlaması ajanslarının yerine artık sosyal medya, mobil pazarlama ve dijital ajans gibi bir çok tür almıştır.
Web tasarım ile ilgilenen daha genel adıyla kreatif ajanslar, bu saydığımız ajanslar arasında en çok konuşulan ve ilgi gören ajans türüdür. Sektördeki büyük markaların paralarını dijital ortamda daha fazla harcaması, daha fazla bütçe ayırması ve parasını bu ajanslara emanet etmesi ise yeni nesil reklamcılığın ne kadar önemli bir noktaya geldiğinin kanıtıdır.
Kreatif ve dijital tasarım ismiyle müsemma olarak yaratıcı işler yapılan bir ajans olgusuna sahiptir. Diğer tüm ajans türlerinden farklı bir şekilde müşteri isteğine göre çalışır. Bu ajans oldukça büyük kitlelere ulaşır. Bu büyük kitlelere ulaşım, hem ölçülebilir hem de CRM ile yönetilebilir olmaktadır.
Kreatif ve web tasarım ajansları sosyal medyada viral etki yaratan ürünler ortaya koymaktadır. Beklenmedik, şaşırtıcı ve ses getiren çalışmalar ile markaların tüm isteklerine ivedilikle yanıt verir, ürün veya bir fikrin ortaya çıkmasında büyük rol oynarlar.
En basit ifadeyle anlatmak istersek tüketicinin irkildiği ve kaçtığı reklam anlayışından ziyade oluşturulan videolar, oyular, yarışmalar ve kampanyalar gibi daha eğlenceli yöntemlerle tüketiciye dokunan ajans tanımıdır.
Kreatif ve Web Tasarım ajansının çalışma ortamından bahsetmek gerekir ise Türkiye şartlarında bir adım daha önde ve rahat bir ortam çalışanı beklemektedir. Gömlek-kravat kuralı olmayan, yaratıcılığa önem veren ve bu beyin takımını bir araya getiren ajansta eğlenceli bir çalışma ortamı bulunur.
Gelecekte ise bu ajans türü ne ölçüde değişir ve nasıl bir gelişim gösterir? Bunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
 
 

Web tasarımınca sıkça faydalanılan standart renk anahtarı kataloğuna verilen isimdir. Esasen Pantone A.Ş ile 1950’de ticari amaçla başlayan ticari bir üründür. Standart bir renk anahtarının üretimini üstlenen firma, renk uyumunu yakalayarak grafikerler ve matbaacılar tarafından 1164 rengi içine alan kataloğu kabul etmişlerdir.
Bir örnek vermek gerekirse yaptıracağınız kreatif işlerde, yani broşür, kartvizit gibi matbaa ile ilgili çalışmalarda monitörde gördüğünüzden farklı bir baskıyla karşılaşmamak için Pantone kataloğu kullanılır. Bu sayede tasarlanan ürün ile ortaya çıkan ürünün aynı renklere ve canlılığa sahip olması hedeflenir.
Pantone kataloğunda her rengin bir anahtar kodu bulunmakta. Bu hem üreticinin hem tasarımcının hemde tüketicinin işini kolaylaştırmak içindir. Kağıt türü tasarımcının ürettiği çalışmanın baskıda aynı şekilde çıkmasını kötü etkileyebildiği için renk kodlarına bu yönde gizli bilgiler iliştirilmiştir.
Bu renk kodlarını biraz açmak gerekirse, örneğin PANTONE 12-2611 U kodu yer katalogda yer alır. Sayıyla yazılan kodlar rengin yerini, sondaki harf ise kağıda yapacağı etkiyi anlatmaktadır.
C: Kaplanmış
U: Kaplanmamış
M: Mat
Yukarıda gördüğünüz gibi oldukça basit bir sisteme sahip olan renk kodlarına bakarak ürünün hangi türe yatkın olduğunu anlayabilirsiniz.